hayvan çiftliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvan çiftliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2014 Cumartesi

Ankara Tiyatro Rehberi 15 (6 Ocak 2014 - 13 Ocak 2014)

Çeşitli sebeplerden ötürü blog'a uzunca bir ara vermek zorunda kaldım. Bu zamanda izlenen, tavsiye edilecek pek çok oyun, film blog'dan uzak kalmış oldu. 2014 ile beraber blog yazıları tekrar başlıyor. Umarım bu sefer ara vermek zorunda kalmam. Bu yeni yılın ilk yazısıyla beraber herkesin de yeni yılının gönlünce olmasını dileyelim.

Blog arası verilen dönemde Ankara'da güzel oyunlar sahneledi, turne oyunları izleyiciyle buluştu, yeni oyun haberleri tiyatro severleri heyecanlandırdı. 2014 ile beraber hem yeni oyunların, hem üniversite festivallerinin başlayacak olması, geçtiğimiz kış dönemine göre daha dolu bir 6 ay yaşayacağımızın hiç kuşkusuz bir göstergesi.

Yılın başında oldukça eleştirilen Devlet Tiyatrolarnın yerli oyun politikası 2014 yılında bir nebze olsun azalmaya uğrayacak gibi. Ankaralı tiyatroseverlerin çok sevdiği Durukan Ordu Vanya dayı ile izleyiciyle tekrar buluşurken, Venedik Taciri, Macbeth gibi Sheakspear klasikleri de 2014 yılı itibariyle Ankara Devlet Tiyatrosunca sahneye taşınacak.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Kim Korkar Hain Kurttan (Oyun Atölyesi):

Kim Kortkar Hain Kurttan
Önceki rehberlerde belirttiğim üzere, bu yıl Ankara'ya izleyiciyi çok fazla heyecanlandıracak turne oyunlar uğramadı. Ankara'nın neredeyse her yazıda belirttiğim üzere tiyatro konusunda gördüğü bir "sevilmeyen üvey evlat" muamelesi ne yazık ki devam ediyor. Geçtiğimiz Kasım Ayında Cer Modern'de sahnelenen Uğrak yeri ve gelecek hafta Odtü'de sergilenecek Kim Korkar Hain Kurttan oyunları, izleyiciyi biraz olsun bu düşünceden uzaklaştıracaktır.

Edward Albee'nin hiç şüphesiz en önemli kabul edilen eserini sahneye Oyun Atölyesi taşıyor. Oyun Atölyesi bu yılın başında bir takım ayrılıklar yaşamış olsa da (Moda Sahnesi) hiç şüphesiz hala çok güzel işler sahneye koyuyor. Hira Tekindor'un yönettiği oyunda, Zerrin Tekindor, Tardu Flordun, Şükrü Özyıldız ve Nilperi Şahinkaya rol alıyor.

ODTÜ KKM'de 11 Ocakta sahnelenecek oyunun Ankara izleyicisi tarafından kaçırılmaması gerekiyor. Oyuna dair en olumsuz yan yine bilet fiyatlarının oldukça pahalı oluşu. Çokça kez belirtildiği üzere bu fiyatlar Ankara izleyicisi için alışık olmayacak seviyede. Son bir not, Oyun Atölyesi 16 Ocakta Nehir isimli oyunuyla yine Ankara'da olacak.

2- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Hayvan Çiftliği Afiş
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yaptı ve oldukça iyi yorumlar aldı. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Biletler neredeyse çıktığı anda tükeniyor kısacası Ankara izleyicisinin ilgisi büyük. Oyun 8-9-11 Ocak tarihlerinde İrfan Şahibaş Sahnesinde sahnelenecek. 

3- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Çalıkuşu
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yaptı. 5-Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse bütün biletleri çıktığı andan itibaren tükeniyor. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor. 10 gün önce prömiyerini yapan oyun 7-8-9-10-11 Ocak tarihlerinde Cüneyt Gökçer sahnesinde sahnelenecek.

4- Sarı Naciye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Sarı Naciye
Bu yıl prömiyerini yapan oyun, şu ana kadar Ankara Devlet Tiyatrosunun 2013-2014 sezonunda en çok beğenilen oyunları arasına şimdiden girdi. Ankara izleyicisi tarafından tam not alan ve Recep Bilginer tarafından yazılan oyun Zafer Kayaokay tarafından sahneye konuluyor. Töre ve Göç konularının işlendiği oyunda, yıllarca Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Fosforlu Cevriye'nin Cevriyesi Feray Darıcı bu oyunda da başrolü üstleniyor. Feray Darıcı'nın Fosforlu Cevriye'deki performansı pek çok kişi tarafından oldukça başarılı bulunmuştu. Oyun 7-17 Ocakm tarihleri arasında  Akün sahnesinde sahnelenecek. Oyuna dair bir not: Benim gibi silah patlama sesinden ürken tiyatroseverler biraz diken üstünde olacaklar oyunu izlerken.

5- Tepegöz (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Tepegöz
Turgay Nar kalemini çok sevdiğim ve farklı eserler ortaya koyan bir oyun yazarı. Daha önceleri Gizler Çarşısı isimli oyunu yine Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenmiş ve büyük ilgi toplamıştı. Okuduğum oyunları da en az Gizler Çarşısı kadar ilgi çekici hatta belki çağdaş, sürreal kabul edilebilecek eserlerdi. Örneğin kısa oyunu Terzi Makası son zamanlarda okuduğum en iyi yerli oyunların kesinlikle başında gelir.

Geçtiğimiz aylarda prömiyer yapan Tepegöz de Turgay Nar'ın kaleminden çıkan bir oyun. Kemal Başar tarafından yönetilen oyunun ilgi çekici bir mistik havaya ve Turgay Nar'ın eşssiz kalemine dair izler taşıyacağı kesin. Oyun 5-7-10-14 Ocak tarihlerinde Büyük Sahne'de sahnelenecek.

6- Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Ankara Sanat Tiyatrosu):

Dar Ayakkabıyla Yaşamak
Profesyonel, Buluşma Yeri, İntiharin Genel Provası gibi oyunları ülkemizde sahnelenmiş usta Yazar Duşan Kovaçeviç'in Dar Ayakkabıyla Yaşamak isimli oyunu Zurab Siharulidze rejisiyle sahneye taşınıyor ve Ankara Sanat Tiyatrosunca sahneleniyor. Duşan Kovaçeviç'in yazım kabileyiti ve Ankara Sanat Tiyatrosunun son yıllardaki, eski günlerini anımsatan ivmesiyle, izlenmesi gereken bir oyun Ankaralı Tiyatroseverlerle buluşuyor. 

"Sosyal ortamın istediğimiz gibi olamadığını herkes biliyor, herkes farkında… Sosyal hayattaki problemler hepimizi rahatsız ediyor ama bu problemleri hepimiz farklı şekilde algılıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz aynı çevreye ait olmamıza rağmen ayrı ayrı bireyleriz. Bu yüzden bakış açılarımız da bireyseldir, aynı problemler üzerinde bile. Ama bizi birleştiren ve omuz omuza getiren hepimiz için aynı tutkudur: YAŞAMA TUTKUSU… Bu oyunda biz hep beraber tek bir birey gibi çalıştık. Düşüncelerimizi, acılarımızı ve tutkumuzu bütün samimiyetimizle seyircimizin önüne koyduk. Umuyoruz ki düşüncelerimiz bizi size yakınlaştıracak."  tanıtım bültenine sahip oyun 5-11 Ocak tarihlerinde Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

7- Kuklacı (Tiyatro Kafe):

Kuklacı
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin  isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Oyun 8 Ocak tarihinde Ritüel Sanat Merkezinde sahnelenecek.


8- Diğer Oyunlar:

- Dostlar Tiyatrosu / Turne: Yaşamaya Dair (10 Ocak 2014 Cuma)

- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Nereye, Nehir, Bizim Yunus, Nalınlar

- Yutt Sanat: Bavul - Bir Ağırlık Yetim-i (11 Ocak 2014 Cumartesi), İyi Düşün Güzel Yaşa (7 Ocak 2014 Salı)

 - Ankara Sanat Tiyatrosu: Halktan Biri (11 Ocak 2014 Cumartesi), Selamün Kavlen Karakolu (10-12 Ocak 2014) 

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Hitler ya da Özgürlük (11 Ocak 2014 Cumartesi)

- Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu: Kanlı Nigar (11 Ocak 2014 Cumartesi)

- Ertan Gösteri Merkezi: İyi Saatler Olsun (10 Ocak 2014 Cuma)

- Mediamixer: Kırmızı Başlıklı Kızın Suçu Ne Tarkan'ın Yolu (6 Ocak 2014 Pazartesi), Yaratılış Efsanesi (13 Ocak 2014 Pazartesi)

- Tiyatro Kafe: Matruşka (11 Ocak 2014 Cumartesi)

31 Ekim 2013 Perşembe

Ankara Tiyatro Rehberi 14 (1 Kasım 2013 - 10 Kasım 2013)

Nihayet Kasım ayı geldi. Havalar açısından belki Kasım ayının gelmesi sıcak seven kişilerin pek hoşuna gitmese de özellikle Kültür Sanat etkinliklerinin yavaş yavaş olgunlaşmaya, daha çok etkinliğin seyirci karşısına çıkmaya başladığı bir aydır Kasım. Bu yönden Ankara'nın kısır tiyatro döngüsüne ilaç gibi gelebilecek 18. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali (15-25 Kasım) başta olmak üzere Kasım ayı Ankaralı tiyatroseverler için oldukça iyi geçecek bir ay gibi görünüyor.

Herhalde Kasım ayına dair Ankaralı tiyatroseverler adına en güzel haberlerden birisi de geçtiğimiz yıl kaldırıldığı söylenen, yıllardır Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalıgişe oynayan hatta biletleri karaborsa'da değerinin 20 katına bile alıcı bulan Bir Delinin Hatıra Defteri oyununun geri dönüşü ve kasım ayı içerisinde tekrar sahnelenmeye başlaması. Devlet Tiyatroları umarım Bir Delinin Hatıra Defterinde olduğu gibi Cyrano de Bergerac oyunu konusunda da benzer bir girişim yapar.

Ayrıca bu rehberle beraber Blog'da daha önce 2 kez düzenlediğimiz bilet çekilişinin üçüncüsünü 10 Kasım 2013 Pazar günü saat 15.00 temsilli Sarı Naciye oyunu için yapıyoruz. Bu sefer çekilişe ilişkin bilgiler rehberin altında değil, ayrı bir postta yer alıyor. Sarı Naciye Çekiliş bilgilerine ulaşmak için tıklayınız.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Hayvan Çiftliği Afiş
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yaptı ve oldukça iyi yorumlar aldı. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Biletler neredeyse çıktığı anda tükeniyor kısacası Ankara izleyicisinin ilgisi büyük. Oyun 2-6-7-9 Kasım tarihlerinde İrfan Şahibaş Sahnesinde sahnelenecek. Ben de bir aksilik olmazsa sonunda oyunu 2 Kasım tarihinde izleyebileceğim. İzledikten sonra blog'a bir yorum yazmak da şart olur.

2- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Çalıkuşu Afiş
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yaptı. Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse bütün biletleri çıktığı andan itibaren tükeniyor. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor. 10 gün önce prömiyerini yapan oyun 1-2-3 Kasım tarihlerinde Akün sahnesinde sahnelenecek ve bir süre ara vererek yerini Sarı Naciye oyununa bırakacak.

3- Sarı Naciye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Sarı Naciye Afiş
Bu yıl prömiyerini yapan oyun, şu ana kadar Ankara Devlet Tiyatrosunun 2013-2014 sezonunda en çok beğenilen oyunları arasına şimdiden girdi. Ankara izleyicisi tarafından tam not alan ve Recep Bilginer tarafından yazılan oyun Zafer Kayaokay tarafından sahneye konuluyor. Töre ve Göç konularının işlendiği oyunda, yıllarca Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Fosforlu Cevriye'nin Cevriyesi Feray Darıcı bu oyunda da başrolü üstleniyor. Feray Darıcı'nın Fosforlu Cevriye'deki performansı pek çok kişi tarafından oldukça başarılı bulunmuştu. Oyun 5 Kasım tarihlerinden itibaren Kasım ayının sonlarına değin Akün sahnesinde sahnelenecek.

Oyuna dair iki not: 1) Benim gibi silah patlama sesinden ürken tiyatroseverler biraz diken üstünde olacaklar oyunu izlerken. 2) Oyunun 10 Kasım temsiline blog'da bir çekiliş düzenleniyor. Ayrıntılı bilgi ve katılmak için tıklayın.

4- Aklımdaki Kadınlar (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Aklımdaki Kadınlar Afiş
Komedi oyunları beni fazla cezbetmese de, izleyicilerin büyük kısmının onca dert-tasa arasında bir rahatlama yeri olarak komedi oyunlarını gördüğü aşikar. Bu durum da göz ardı edilemez ve yadsınamaz. Aklımdaki Kadınlar etiketi bir komedi olsa da izleyiciye aslında bundan çok daha fazlasını veren, vaad eden bir oyun. Usta yazar Neil Simon'un kaleminden çıkan oyun Sinan Pekinton yönetmenliğinde geçtiğimiz yıl sahneye taşındı ve oldukça iyi tepkiler aldı. Oyun bu yıl da sahneleniyor ve yukarıda belirttiğim gibi sadece bir komedi oyunundan fazlasını vaad ediyor.

Oyun, başarısız/saplantılı bir yazar olan Jake'nin hayatındaki kadınlarla yaşadığı sorunlu ilişkileri hayal dünyasındaki konuşmalarla çözümlemeye ve bunların gerçek hayattaki yansımalarının ne şekilde olabileceğini izleyiciye aktarıyor. Oyunun ismi veya tanım yanıltmasın. Jake'in aklındaki veya hayatındaki kadınlar, eşi, ölen eski eşi, kızı, psikoloğu ve hatta annesi. İzleyiciyi oldukça eğlendiren, güldüren bir oyunun peşi sıra sizi derinden etkileyebilecek ve duygulandırabilecek sahneleri de barındırıyor Aklımdaki Kadınlar. Belki komedi ile dramın iç içe geçmesi halinin bir yansıması bu. Fakat kesinlikle oyun, sadece güldürmüyor. İnsanın ilişkilerini, hayatındaki insanlarla yaşadıkları sorunlarını, geçmiş takıntılarını ve hayatımızın büyük kısmını işgal eden küçük dertlerimizi sorgulatmaya yelken açan imgeler bırakıyor izleyicinin zihninde. Tüm oyuncuların başarılı performansları göz doldururken, oyun boyunca neredeyse sahneden hiç inmeyen ve her daim repliği olan Jake rölünde Levent Şenbay göz dolduruyor.

1-2-3 Kasım tarihlerinde Küçük Tiyatroda sahnelenecek oyun kısa bir ara verip Kasım ayının ortalarından itibaren Şinasi sahnesinde sahnelenmeye devam edecek.

5- Kontrabas (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Kontrabas Afiş
Koku isimli eseriyle tanınan Patrick Süskind'in kaleminden çıkan Kontrabas, Ankara Devlet Tiyatrosunun demirbaş oyunlarından birisi. Yıllardır sahnelenen oyun belki de Ankara Devlet Tiyatrosunda yer alan tek kişilik oyunlar arasında şu ana kadar en çok ilgi çeken oyunların başında yer alıyor. "Bir müzisyen üzerinden toplumun, bireyin, müziğin, cinselliğin, hiyerarşinin ve pek çok şeyin dedikodusunu yapan" oyun Metin Belgin tarafından sahneye konulmuş durumda. 

Şahsım adına Ankara Devlet Tiyatrosunun en başarılı oyuncularından birisi olarak gördüğüm Olcay Kavuzlu ise tek kişilik performansıyla gerçekten göz dolduruyor. Oyunu izlemekte, 'tek kişilik oyun' fobisi olanların bile görmesinde fayda var. Kaçırılmaması lazım. 5-6-7-8-9 tarihlerinde Oda Tiyatrosunda sahnelenecek Kontrabas'a bilet bulmak neredeyse olanaksız. Bu da izleyicinin ilgisini ortaya koyuyor. 

Kontrabas oyununa dair ilginç bir not. Oyunun yönetmeni Metin Belgin, İstanbul Devlet Tiyatrosunda da Kontrabas oyununun yönetmeni ve oyunun tek oyuncusu olarak yer alıyor. Devlet Tiyatrolarının iki ayrı bölgede aynı oyun seçimi yapması ilginç bir durum oluşturmuş.

6- Teneke (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Teneke Afiş
Usta yazar Yaşar Kemal'in aynı adlı eserinden sahneye taşınan oyunda, Çukurova bölgesine atanan idealist bir kaymakam'ın çıkarları için insanların ölmesine dahi göz yumman Çeltik Ağaları ile olan mücadelesi ve halkın bu mücadele esnasında gösterdiği kabullenmişlik, çaresizlik sahneye taşınıyor. Epik tarzda sahnelenen oyunda izleyiciye sadece mesajlar verilmekle kalmıyor aynı zamanda oldukça duygusal bir dram izleyicileri bekliyor. Kaymakam'ın çaresizliği ve halkın kabüllenmişliği adeta Franz Kafka'nın Davasındaki Joseph K.'nın çaresiz yolculuğu ve mücadelesini andırıyor.

Hikaye, oyunun sahnelenişi, yer yer izleyiciyi tebessüm ettiren sahneler bir bütün olarak gerçekten başarılı bir oyun çıkarmış karşımıza. Fakat tüm bunların yanı sıra Cem İdiz tarafından bestelenen oyunun müzikleri tek kelimeyle olağanüstü ve gerçekten oyunun dramatik yapısıyla bir bütünlük içerisinde yer alıyor. Tellal rölüyle Nusret Şenay ve Resül rolüyle Şahin Ergüney ise tek kelimeyle mükemmel birer oyunculuk örneğini sahneye taşıyorlar. Diğer oyuncuların performansları da görülmeye değer. Güral Tombul rejisindeki oyunu 5-6-7-8-9-10 tarihlerinde Cüneyt Gökçer sahnesinde izlemek mümkün.

Son bir not benim gibi sahnede silah gördüğünde panik yapan tiyatroseverlere. Çehov bir kere demiş sahnede görülen / duvarda asılı olan silah oyunun sonunda muhakkak patlar diye. Belki oyun sonunda değil ama oyunun bir yerlerinde o silahlar illaha ki patlıyor, ama yarattığı gerilimi karşılamayacak kadar cılız bir şekilde. Silah patlama gerilimi yaşayıp oyunu takip edemeyen tiyatroseverler bu uyarıyı dikkate alırlarsa benim gibi bazı replikleri yaşadıkları gerilimden kaçırmamış olurlar.

7- Kösem Sultan (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Kösem Sultan Afiş
Şahsi olarak tarihi içerikli ve kalabalık castlı oyunları sevmesem de Ankara Devlet Tiyatrosu yıllardır bu tarz oyunları sahneliyor. Genç Osman, Hürrem Sultan, Kerbela gibi oyunlar akla ilk gelen örnekler. Fakat bu tarz oyunların genel izleyici kitlesi tarafından oldukça beğeniliyor. Turhan Oflazoğlu tarafından kaleme alınan oyunun yönetmen koltuğunda Murat Atak var. Oldukça kalabalık kadrosuyla dikkat çeken oyunda, Elvin Beşikçioğlu, Mithat Erdemli, Yavuz Sepetçi, Tolga Çiftçi gibi Ankara Tiyatro izleyicisinin aşina olduğu pek çok başarılı oyuncu kadroda yer alıyor.

Oyun adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı İmparatorluğu'nun en etkili kadın sultanlarından birisi olarak kabul edilen 4. Murad'ın Annesi Kösem Sultan'ın hikayesi üzerine kurulu.  1 Ekim 2013 Salı günü prömiyerini yapan oyun 2-3 Kasım tarihlerinde Cüneyt Gökçer Sahnesinde Sahnelencek ve temsillerine kısa bir süre ara verip 12 Kasımdan itibaren tekrar sahnelenmeye başlayacak.

8- Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Ankara Sanat Tiyatrosu):

Dar Ayakkabıyla Yaşamak Afiş
Profesyonel, Buluşma Yeri, İntiharin Genel Provası gibi oyunları ülkemizde sahnelenmiş usta Yazar Duşan Kovaçeviç'in Dar Ayakkabıyla Yaşamak isimli oyunu Zurab Siharulidze rejisiyle sahneye taşınıyor ve Ankara Sanat Tiyatrosunca sahneleniyor. Duşan Kovaçeviç'in yazım kabileyiti ve Ankara Sanat Tiyatrosunun son yıllardaki, eski günlerini anımsatan ivmesiyle, izlenmesi gereken bir oyun Ankaralı Tiyatroseverlerle buluşuyor. 

"Sosyal ortamın istediğimiz gibi olamadığını herkes biliyor, herkes farkında… Sosyal hayattaki problemler hepimizi rahatsız ediyor ama bu problemleri hepimiz farklı şekilde algılıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz aynı çevreye ait olmamıza rağmen ayrı ayrı bireyleriz. Bu yüzden bakış açılarımız da bireyseldir, aynı problemler üzerinde bile. Ama bizi birleştiren ve omuz omuza getiren hepimiz için aynı tutkudur: YAŞAMA TUTKUSU… Bu oyunda biz hep beraber tek bir birey gibi çalıştık. Düşüncelerimizi, acılarımızı ve tutkumuzu bütün samimiyetimizle seyircimizin önüne koyduk. Umuyoruz ki düşüncelerimiz bizi size yakınlaştıracak."  tanıtım bültenine sahip oyun 1-2-3-8 Kasım tarihlerinde Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

9- Adolf (Bo Sahne / Turne Oyunu):

Adolf Afiş
2. Dünya Savaşına ilişkin eserler hep ilgimi çekmiştir. Dünya tarihinin gördüğü en kanlı liderlerden birisi olan Adolf Hitler yaptığı insanlık dışı eylemler, yol açtığı milyonlarca ölüm ve bunlara paralel olarak özel hayatındaki ilginç yaşantısıyla herhalde dünya tarihi sahnesinin en ilginç ve elikanlı figürlerin başında gelir. Bo Sahne tarafından sahneye konulan Adolf oyunu, Adolf Hitlerin ölümünden önceki son 12 saati, içinde yer aldığı sığınakta anlatıyor. Pip Utton tarafından yazılan oyun Levent Özdilek tarafından sahneye konuluyor ve tek kişilik performansla Adolf Hitleri Burak Sergen canlandırıyor. Hitlerin son saatlerini ve psikolojisini anlatmak, çözümlemek çok zor olmalı. İlginç bir oyun izleyiciyi bekliyor.

Turne oyunlarının bu aralar pek uğramadığı Ankara izleyicisi için farklı bir tat olsa da bilet fiyatları çok can sıkıyor. Uzun zamandır söylüyoruz, İstanbul izleyicisinin belki artık fazla bulmadığı bilet fiyatları Ankara izleyicisi için hala çok yüksek. 3-4-11 Kasım tarihlerinde Şinasi sahnesinde sahnelenecek oyunun, Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında bir kez daha gösterileceğini hatırlatmakta fayda var.

10- Diğer Oyunlar:

- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Nalınlar, Aşk Hastası, Para, Bizim Yunus, Ramiz İle Jülide, Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı, Miyhavlar Tiyatrosu (Çocuk Oyunu), Horoz Adam ve Korsan (Çocuk Oyunu), Narnia Günlükleri (Çocuk Oyunu), Keloğlan Keleşoğlan (Çocuk Oyunu) 

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (1-8 Kasım 2013 Cuma), Adaptasyon Hayvanı (9 Kasım 2013 Cumartesi), Sen Var Mısın (6 Kasım 2013 Çarşamba)

- Tiyatro Kafe: Dehşet Odası (9 Kasım 2013 Cumartesi), Matruşka (2 Kasım 2013 Cumartesi)

- Simurg: Hayyam (1-2 Kasım 2013)

- Mavi Sahne: Hiç - Neyzen Tevfik (9 Kasım 2013 Cumartesi)

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (2-3-9 Kasım 2013)

- Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu: Kanlı Nigar (2 Kasım 2013 Cumartesi)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Selamün Kavlen Karakolu (9 Kasım 2013 Cumartesi)

Başkent Tiyatroları: Tipe Bak, Akıllı Soytarı, Aşkın Pazarı

Çocuk Oynları: Aslan Nasıl Başkan Oldu, Başa Bela Mikroplar, Bilgiç ile İşengeç, Bremen Mızıkacıları, Caretta Caretta, Hiçyemez Prenses, İbiş ile Memiş, Karınca Li, Keloğlan Masalları Müzikali, Keloğlan Veziroğlan, Kırmızı Başlıklı Kız Çocuk Müzikali, Masal Masal İçinde, Nasrettin Hoca ve Masal Perisi, Papi'nin Kukla Dünyası, Ponpon Kuyruğun Pastası, Sevimli Tavşanlar, Sincap Sinsin, Tom ve Jerry, Uçmak Özgürlüktür.

26 Eylül 2013 Perşembe

Ankara Tiyatro Rehberi 10 (26 Eylül 2013 - 8 Ekim 2013)

Blog'a çeşitli sebeplerden ötürü ara vermek zorunda kalmıştım. Şimdi yeni sezonla beraber blog da geri dönüyor. Yeni Sezonun ilk yazısı da Sezonun ilk tiyatro rehberi olacak. Ayrıca Sezonun ilk yazısı nedeniyle 1 kişi 9 Ekim 2013 Çarşamba Günü Sahnelenecek Hayvan Çiftliği Oyununa bilet kazanma fırsatı elde edecek. Bu konuya ilişkin bilgiler yazının sonunda.

Ankara Tiyatro izleyicisi geçen sene Cer Modern'in attığı cesur adımlarla heyecanlanmış ve turne oyunları hariç belki de uzun bir süre sonra ilk kez kaliteli özel yapımları izleme fırsatı bulmuştu. Ayrıca Devlet Tiyatrolarının da kalıplaşmış klasik 'Bu oyun Devlet Tiyatrosu Oyunu' dedirten oyunlarının dışında pek çok oyun da Devlet Tiyatrolarınca sahnelenmişti. Bu sezon ise Devlet Tiyatrolarının yerli oyun sahneleme politikasıyla beraber bir çok yerli oyun sahnelenecek. Kişisel fikrime göre çok fazla heyecanlandıran yapım yok. Yastık Adam, Bir Delinin Hatıra Defteri gibi önceki senelerde oldukça ilgi gören yapımlar da bu yıl sahnelenmeyecek gibi görünüyor. Bu yazı hem önümüzdeki hafta Ankara'da oynanacak oyunlar hakkında bilgi verme hem de oyunlara genel bir bakış açısı sunma amacı taşıyor.  Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Devlet Tiyatrosunca daha önce sahnelenmiş oyunun eski bir afişi.
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yapıyor. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Oyun Ayrıca 3-5 ve 9 Ekim tarihlerinde de sahnelenecek. Fakat şimdiden ilk 3 temsilin biletleri tükenmiş durumda.

9 Ekim temsiline bir blog okurumuz bilet kazanma şansı kazanacak. Bilgi yazının sonunda.

2- Kösem Sultan ( Ankara Devlet Tiyatrosu):

Murat Atak
Şahsi olarak tarihi içerikli ve kalabalık castlı oyunları sevmesem de Ankara Devlet Tiyatrosu yıllardır bu tarz oyunları sahneliyor. Genç Osman, Hürrem Sultan, Kerbela gibi oyunlar akla ilk gelen örnekler. Fakat bu tarz oyunların genel izleyici kitlesi tarafından oldukça beğeniliyor. Turhan Oflazoğlu tarafından kaleme alınan oyunun yönetmen koltuğunda Murat Atak var. Oldukça kalabalık kadrosuyla dikkat çeken oyunda, Elvin Beşikçioğlu, Mithat Erdemli, Yavuz Sepetçi, Tolga Çiftçi gibi Ankara Tiyatro izleyicisinin aşina olduğu pek çok başarılı oyuncu kadroda yer alıyor.
Oyun 1 Ekim 2013 Salı Günü Prömiyer yapacak ve açıklanan programa göre 13 Ekim'e kadar aralıksız olarak Cüneyt Gökçer sahnesinde sahnelenecek. Muhtemelen temsiller aralıksız olarak Ekim ayının sonuna kadar devam edecektir.

3- Kadınlar Aşklar Şarkılar (Domus Sanat Çiftliği):

Kadınlar Aşklar Şarkılar
Geçen yıl Ankara'da sahnelenen en dikakt çekici yapımlardan birisiydi. Kadınlar Aşklar Şarkılar. Oyun Domus Sanat Çiftliği tarafından, ki kendileri Ankara'da butik tiyatro/alternatif tiyatro konseptine belki de en çok yaklaşan tiyatrodur, sahneleniyor. Şamil Yılmaz tarafından yazılan oyunun yönetmen koltuğunda Serdest Vural var. Oldukça övgü alan başarılı performansıyla Ahmet Melih Yılmaz bu tek kişilik oyunda izleyiciyle buluşuyor.
Oyunun tanıtımı şu şekilde: "
“Kadınlar Aşklar Şarkılar”, trans kadınların çocukluklarına, aşklarına ve ölümlerine adanmış tek kişilik fakat çok’sesli bir oyundur.
Tüm sesler, hikâyelerini doğrudan seyirciye anlatırlar. Fakat seyirci, alıştığımız seyirci değildir artık. Adı aşkla, arayışla, özlemle ve ölümle iç içe geçmiştir şimdi. Her kadın, ölüme doğru yol alırken, varlığı seyircide somutlaşmış bu belirsiz kişiye doğru seslenir. Aşkların, ölümlerin, arayışların asıl muhatabı bu belirsiz kişidir çünkü:
"belki bin yıldır burdayız biz"

Ankara'da kalıplaşmış, klasik oyunlardan sıkılan izleyici için ilaç gibi gelecek bir oyun. 1 Ekim 2013 salı günü Eski Yeni'de sahnelenecek oyuna ilişkin bilgileri Domus Sanat Çiftliğinin Facebook sayfasında bulmak mümkün.

4- Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye Afiş
Stüdyo Sahne ve İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenen oyunlar benim için her zaman daha ilgi çekici olmuştur. Zira bu sahnelerde yönetmene sınırsız özgürlük imkanı tanınır reji olarak. Gerçek anlamda belli bir sahne yokken yönetmenin yaratıcılığı ile ortaya gerçekten çok güzel projeler çıkmaktadır. Yıllar önce sahnelenen Yakup Kadri'nin Yaban oyunu bile, İrfan Şahinbaşta adeta baştan doğmuş ve yepyeni bir çehreye bürünmüştü. Stüdyo Sahne ve İrfan Şahinbaş, klasik tiyatro'dan başka alternatif arayanlar için bir mola noktası gibi adeta.

Bu noktada Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye 3 anlamda çok ilgi çekici. Öncelikli olarak Sait Faik Abasıyanık'ın etkileyici yapıtlarından, hayatından, oyunlaştırılan oyun hikaye anlamında Türkiye'nin en önemli kalemlerinden birsine eserin ev sahipliği yapıyor. Tabi bu noktada bu derlemeyi yapan ve oyunlaştırmayı gerçekleştiren Savaş Dinçel'in olduğunu belirtmekte fayda var. İkincil olarak oyunun yönetmen koltuğunda, Ankara Devlet Tiyatrosu izleyicilerinin çok beğendiği birsi var. Murat Çidamlı. 3. olarak ise yukarıda belirttiğim faktör. Oyunun Stüdyo Sahne'de sahneleniyor oluşu bu geniş seçki için sınırsız bir reji imkanı tanıyor. Kesinlikle sezonun en çok ilgi çekecek oyunlarından.

Yıllarca İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiş bu oyunun Ankara Devlet Tiyatrosu yorumunun nasıl olacağı merak konusu. Oyun 1 Ekim Salı günü prömiyer yapıyor. 4-6-8-11 Ekim tarihlerinde de Stüdyo Sahne'de temsillerini sürdürecek.

5- Diğer Oyunlar:
  
- Ankara Devlet Tiyatrosu:  Sarı Naciye, Nalınlar, Para, Mevlana - Aşk ve Barış Çığlığı, Ramiz ile Jülide, Teneke

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (27 Eylül 2013 Cuma)

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (27-28 Eylül 2013)

- Yön Sanat Atölyesi: Kamyon (29 Eylül 2013 Pazar) 

- Tiyatro Kafe: Şu İşe Bak (5 Ekim 2013 Cumartesi), Kuklacı (2-9 Ekim 2013), Matruşka (28 Eylül, 12 Ekim 2013 Cumartesi)

- Ertan Gösteri Merkezi: Ölü Ya da Diri (27 Eylül 2013 Cuma)

9 Ekim 2013 Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu) Bilet Çekilişi:
- Bu Çekilişin Amacı Blogumuzu takip eden tiyatroseverlerden birisine bir bilet armağan etmektir. Çekilişin hiç bir ticari veya kar amacı yoktur.
- Verilecek bilet 1 Adet TAM bilettir.
- Oyun Temsili 9 Ekim 2013 günü Ankara İrfan Şahinbaş Sahnesinde sahnelenecek olup, oyun öncesi Büyük Tiyatro otoparkından İrfan Şahibaş Sahnesine servis kalkmaktadır. 
- Çekilişe Katılmak için İsminizi belirtelerek çekilişe katılmak istediğinize dair bir maili antoninartaud37@gmail.com adresine atmanız veya Twitter üzerinden @artaud_antonin hesabını 5 Ekim 2013 gününe kadar mentionlamanız yeterlidir.
- Çekiliş sonuçları en geç 7 Ekim 2013 günü açıklanacak olup kazanan kişiyle iletişim kurulacaktır.

10 Ocak 2013 Perşembe

Ankara Tiyatro Rehberi 7 (10 Ocak 2013 - 17 Ocak 2013)

2013'e girmemizle tiyatro adına güzel gelişmeler de yaşanmaya başlandı. İlk güzel haber, blogda da yer buldukça bahsettiğim, Mojo isimli oyunun Ocak ayının sonunda aynı kadroyla yeniden sahnelenecek olması oldu. Hayvan Çiftliği incelemesinde bahsettiğim üzere Ankara'da tiyatro adına yenilikçi işler yapan 2 ismin  -İlham Yazar ve Erdal Beşikçioğlu - yine bir araya geliyor ve Mojo, Ocak ayının sonundan itibaren Cer Modern'de sahnelenecek. Cer Modern tiyatro adına güzel işler yapmaya devam ederek, Ankara Tiyatro izleyicisinin iştahını kabartmaya devam ediyor. Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Yastık Adam (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Yastık Adam
Hiç şüphesiz son yıllarda Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenmiş en ilginç ve en beğenilen oyunların başında geliyor Yastık Adam. Farklı sahneleniş tarzı, ilginç konusu, sağlam metni ve tabi ki olağanüstü oyunculuklarıyla 2 yıldır sahnelenen bu oyun, izleyenler tarafından tam puan oluyor. Daha önce bu blogda da bir incelemesine yer verdiğimiz Yastık Adam, Martin McDonagh'ın kaleminden çıkıp İlham Yazar rejisiyle izleyiciyle buluşuyor. İlham Yazar tiyatro adına gerçekten oldukça yenilikçi işler yapan ve sürekli kendini yenileyen ve güzel işlerin altına imza atan bir yönetmen, ayrıca bu yıl yine Ankara Devlet Tiyatrosunda, Jerry ve Tom isimli oyunun yönetmenliğini yapıyor. Sadece onun yönetmenliğini izlemek için bile gidilebilir. Oyun 8-9-10-11-12-13 Ocak 2013 tarihlerinde Şinasi sahnesinde sahnelenecek. Blog'un ve oyunun sıkı takipçilerinin bildiği üzere, Şinasi Sahnesinin çerçeve sahne yapısı aslında oyunun ruhuyla çok bağdaşmayan ve belki de etkisini azaltan bir sahne. 

2- Jerry ve Tom (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Jerry ve Tom Afiş
Farklı dekoruyla dikkat çeken oyun, Ankara Devlet Tiyatrosunda bu yılın gözdelerinden şimdiden olmuş durumda. Bilet bulmak neredeyse imkansız. İki kiralık katilin hayatlarından kesitler anlatan oyunun yönetmen koltuğunda İlham Yazar var. Şu hayatta oyunu bilmeden, sadece yönetmen ismine bakıp oyununa gideceğim 2-3 kişiden birisi. Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeden önce yine İlham Yazar yönetmenliğinde yıllar önce, Erdal Beşikçioğlu'nun sahibi olduğu Dib Sahne'de sahnelenmişti bu oyun. Fakat çok az gösterim yapıldığı aklımda kalmış. Yastık Adam'dan sonra yine Ankara izleyicisine oldukça farklı bir deneyim sunuyor oyun. Gerilim, dram, komedi unsurlarını bir arada taşıyan oyunda en dikkat çekici unsur hiç şüphesiz izleyicilerin oturduğu dönme mekanizmalı oturma sistemi. Oyun 11-13 Ocak 2013 tarihlerinde Stüdyo Sahne'de ve arada bazı biletler boşa çıkıyor. Uzun süre sonra bilet bulma imkanı olabilir bu oyuna.

3- Hayvan Çiftliği (Stüdyo Cer):


Hayvan Çiftliği

Sonunda gidip görebildiğim, hatta blogda incelediğim bu oyun, her rehberimize liste başı olarak haklı olarak giriyor. Ankara'daki özel tiyatroların üretim azlığına inat ilaç gibi gelen bir oyun Hayvan Çiftliği. Cer Modern bünyesinde kurulan Stüdyo Cer'de sahnelenen oyun, dünyaca ünlü yazar George Orwell'in aynı adlı romanını Erdal Beşikçioğlu rejisiyle sahneye taşıyor ve farklı sahnelenişi, farklı tarzıyla dikkati çekiyor. Uzun zamandır Ankara'da görülmemiş bir renk katıyor Ankara Tiyatro hayatına. Romanda geçen meşhur, Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir, sözünü afişine taşıyan bu oyun kaçırılmaması gereken oyunlar listesinde en tepeye oynuyor. Son yıllarda bir kaç farklı devlet tiyatroları yapımına oldukça ilgi gösteren Ankara izleyicisi şimdiden bu oyunu da oldukça sahiplenmiş durumda ve biletler kısa sürede tükeniyor. Erdal Beşikçioğlu hem oyunculuk hem de rejisörlük anlamında farklı işler yapmaya devam etmesi de oldukça güzel. Zira artık klasik kalıplı oyunlar izleyicinin ilgisini pek çekmiyor. Oyun 10 Ocak 2013 tarihlerinde Stüdyo Cer'de sahnelenecek.

Oyunda oyuncular, sopa destekleriyle hareket ediyorlar ve bu hareketleriyle canlandırdıkları hayvanı başarıyla gösteriyorlar. Oyuncuları %100 bir şekilde o hayvanın bütün unsurları gösterecek şekilde değil fakat çağrıştıracak şekilde bir reji benimsemiş Erdal Beşikçioğlu. Bu nokta çok başarılı zira, oyuncuların vücut kullanımları yer yer temsil ettikleri hayvanlara ilişkin sesleri çıkarmaları son derece başarılı. Bu nokta önemli zira, Hayvan Çiftliği gibi sadece hayvanlar arasında geçen bir oyunda kullanılan reji hem oyuna akışkanlık sağlamış hem de karakterlerin sadece birer hayvan olmadıklarını aslında temsil ettikleri imgeler olduğunu vurgulayacak şekilde yapılmış. 

4- Cesaret Ana ve Çocukları (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Cesaret Ana ve Çocukları
Epik Tiyatro'nun kurucusu, Berthol Brecht'in en başarılı oyunlarından biri sayılan Cesaret Ana ve Çocukları, İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde sahneleniyor. Ayşe Emel Mesci rejisinde sahnelenen bu oyunu henüz izleme fırsatı bulmasam da hem gelen tepkilerin oldukça olumlu olması hem de İrfan Şahinbaş sahnesinin yenilikçi rejilere müsait bir ortam sunmasıyla, izlenme listesine alınması gereken oyunların başında geliyor. Ayrıca bir Brecht klasiği olarak oyunda yer alan Orkestra da, izleyicinin ilgisini çekebilecek nitelikte. Oyun 10-12-16-17 Ocak 2013 tarihlerinde İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenecek. Kısa bir not, oyunun süresinin uzunluğu ile İrfan Şahinbaş sahnesinin uzaklığı çekinceler yaratmasın. Zira Büyük Tiyatro önünden oyundan 1 saat önce servis kalkıyor. Aynı şekilde oyun bitiminde de servisler izleyicileri Büyük Tiyatro'ya ücretsiz taşıyor.

5- Bir Delinin Hatıra Defteri (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Bir Delinin Hatıra Defteri
Yıllardır Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan, Gogol'un eseri Cem Emüler yönetmenliğinde ve Erdal Beşikçioğlu oyunculuğunda sahneleniyor. Farklı dekoru, rejisi ve muhteşem oyunculuğu ile oyunun biletleri çıktığı anda tükeniyor. Hatta bu oyuna bilet bulabilmek için gişe önünde sabahlayanlar dahi oluyor. Bilet bulursanız kaçırmamanız gereken bu oyun, Stüdyo Sahne ve Cüneyt Gökçer Sahnesinden sonra şimdi de Akün Sahnesinde. Talebin yoğunluğu karşısında 100 kişilik oturma düzeni 150 kişiye çıkarılmış durumda ama ne yazık ki yine biletler tükenmiş. Bir şekilde bilet edinebilirseniz ya da şanslıysanız boşalan bir koltukta yer bulabilirseniz muhakkak gidip görmeniz gerekiyor. Oyun 15-16-17-18-19 Ocak 2013 tarihlerinde Akün Sahnesinde sahnelenecek.

6- Diğer Oyunlar:

Ankara Devlet Tiyatrosu: Hürrem Sultan, Fosforlu Cevriye, Ben Ödüyorum, Yosunlar, Euridice'nin Elleri, 33 Varyasyon, Venedik Taciri, Hüzzam, Krem Karamel, Keçi Adası, Aşk Hastası

Mavi Sahne: Gıres - Angaralı (11-12-13 Ocak 2013), Tuluatmasyon (18-19 Ocak 2013)

- Tiyatro Tempo: Bir Beckett Oynamak (11 Ocak 2013 Cuma)

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Bir Güvercin Kanadında Yaşıyoruz İnadına (11-18 Ocak 2013 Cuma), Müfettişler Müfettişi (12 Ocak 2012 Cumartesi)

- Tiyatro Kafe: Dehşet Odası (15 Ocak 2013 Cumartesi), Deli Saçması (13 Ocak 2013 Pazar), Kuklacı (13 Ocak 2013 Pazar), Laga Luga (12 Ocak 2013 Cumartesi)

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (11-18 Ocak 2013)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Selamün Kavlen Karakolu (11-12-19 Ocak 2013), Zübük (13 Ocak 2013 Pazar), Giderayak (12-18 Ocak 2013)

- Ankara Simurg Oyuncuları Tiyatrosu: Hayyam (11-12 Ocak 2013)

- Meydan Sahnesi: Sakıncasız (12 Ocak 2013)

- Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu: Yedi Kocalı Hürmüz (12-19 Ocak 2013 Cumartesi)

- Başkent Tiyatroları: Bir Adam Yaratmak (12-13-17 Ocak 2013), Hayal Kahvesi (17 Ocak 2013), Ağaçlar Ayakta Ölür (16 Ocak 2013)

- Çamur'dan Tiyatro (Turne): Islah Evi (19 Ocak 2013)

- Tiyatro İstanbul: İsim - Şehir - Hayvan (15-16-17 Ocak 2013)

26 Aralık 2012 Çarşamba

Hayvan Çiftliği (Stüdyo Cer)

Hayvan Çiftliği Afiş
Uzun zamandır merakla beklediğim oyunların başında geliyordu Hayvan Çiftliği. Ankara'da eşine az rastlanır bir şekilde doğru insanların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan doğru bir proje. Bu kadar doğrunun iyi bir şekilde sonuç vermemesi zaten imkansızdı. Oyunla ilgili gelen tepkiler çok heyecan uyandırıcıydı. Aslında tiyatro adına Türkiye için çok yenilikçi olmayan fakat Ankara için oldukça yenilikçi sayılabilecek bir havayla merhaba dedi Hayvan Çiftliği, Ankara izleyicisine. İstanbuldur son 4-5 yıldır oldukça artış gösteren alternatif tiyatro sahneleri ve butik tiyatroların öncülük ettiği, izleyici koltukları ve sahne kavramını ezberlerin dışına iten 'alternatif' sahnelenme yöntemleri ve doğal olarak alternatif rejiler, artık tiyatronun bir ihtiyacı haline gelmişken Ankara'da bu ihtiyaca yönelik bir şey yapılması hiç şüphesiz beklenen bir şeydi.

Erdal Beşikçioğlu, pek çokları için Behzat Ç. dizisinden sonra tanınmış bir isim olabilir. Fakat kendisinin Ankara'ya ve Ankara tiyatrosuna kattıkları çoktur. Bu nedenle, Ankara'da yapılan yeni ve farklı bir işin altında onun imzası olması şaşırılacak bir nokta değil. Beşikçioğlu'nun bu bağlamda yani kalıp dışı tiyatro bağlamında hatta belki bir açıdan in-yer face, ilk adımları 3-4 yıl öncesine uzanıyor. O zamanlar Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde yer alan Dib Sahne'nin sahibiydi Erdal Beşikçioğlu. Mekan konsept olarak bir bar olmasına rağmen burada performanslar sergileniyordu. İşte bu noktada Jez Butterworth'ün Mojo isimli oyunu Dib Sahnede sahnelendi. Bu oyun hem şahsım adına hem de pek çokları açısından önemli bir nokta taşımaktadır. Türkiye'de henüz butik tiyatrolar bugünkü popülaritesinde ve üretkenliğinde değilken sahnelenen bir oyundu Mojo. Kalıp olarak in-yer face fakat sahneleniş olarak in-yer face'den biraz daha uzaklaşarak, daha interaktif  daha bar tiyatrosu şekline sokulabilecek bir oyundu. Belki de o günlerde DOT dışında bu akıma yönelik sahnelenmiş 2-3 oyundan sadece biriydi.

Erdal Beşikçioğlu
Sadece In-Yer Face akımına yönelik olması değil, kalıpları aşarak, yenilikçi bir rejiyle sahnelenişi de Ankara izleyicisi için pek çok şeyi müjdeliyordu. Mojo, pek çoklarının kesişim noktasıydı. Oyunun yönetmen koltuğundaki İlham Yazar, bugün devlet tiyatrolarında Yastık Adam ve Jerry ve Tom gibi yenilikçi rejiye sahip hatta yer yer in-yer face oyunlarını sahneliyor. Oyunun oyuncularından İnanç Konukçu, Berkan Şal, Engin Öztürk bugün Behzat Ç.'de çok başarılı performanslar sergiliyorlar. Doruk Nalbantoğlu, Ali Yoğurtçuoğlu, Nusret Şenay da başarılı performanslara imza atıyorlar.

Mojo'dan sonra Dib Sahne'de bu sezon Ankara Devlet Tiyatrosunda en çok ilgi çeken oyunlardan Jerry ve Tom da sahnelendi fakat kısa bir süre sonra mekan çeşitli nedenlerle kapandı. Hemen hemen bu döneme denk gelen Bir Delinin Hatıra Defterinde, Erdal Beşikçioğlu'nun yaptıkları da zaten ortada. Kısacası Hayvan Çiftliğinde Erdal Beşikçioğlu imzası olması bir tesadüf değil ya da Hayvan Çiftliğinin, Ankara izleyicisinin görmeye alışık olmadığı kadar başarılı ve yenilikçi bir oyun olmasının sebebi bu.

Hayvan Çiftliği
Lafı daha fazla dağıtmadan oyuna geçelim. Öncelikle, Cer Modern, attığı sanatsal adımlarla büyük bir alkışı hak ediyor. Sadece tiyatro değil, sanatın her alanında farklı çalışmalarla Ankaralıları ağırlıyor. Cer Modern'in bu bağlamda tiyatro ayağı olan Stüdyo Cer de, yukarıda da bahsettiğimiz üzere Ankara Tiyatrosuna yepyeni bir soluk getirmiş ve getirmeye devam edeceğe benziyor.

Salona girildiği zaman dikkati çeken ilk şey elbetteki oturma düzeni. Karşılıklı seyirci koltukları arasına yerleştirilmiş bir sahne var. Sahne yükseltisiz, fakat sahnenin ortasında az yüksekli bir platform var. Bu da oyunun dekoruyla alakalı. Yoksa Ankara izleyicisinin İrfan Şahibaş Atölye Sahnesinden alışık olduğu karşılıklı oturma düzeni ve ortada yükseltisiz sahne burada da mevcut. İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinden farklı olarak, seyirci koltukları hemen hemen aynı hizada. Yani geriye doğru gidildikçe koltukların seviyesi yükseliyor fakat oldukça az bir şekilde. Sahneye dair, Stüdyo Cer'e dair tek kusur. Zira oyun ortada, yükseltisiz bir sahnede yani hemen hemen izleyicilerle aynı seviyede oynandığı için, geriye doğru gidildikçe sahneyi görmek oldukça zorlaşıyor.

Napolyon-Kartopu-Çığırtkan
Sahnenin bu oturma düzeni karşısında izleyicileri karşılıyan diğer unsurlar, sahnenin hemen yanında bulunan baterist ve tavandan sarkan iplere oturan Karga karakteri. Karga karakterinin oyun öncesi cansız duruşu, Bir Delinin Hatıra Defterinin başlangıcını andırmıyor değil. Aslında izleyicilerin oyuna dikkat kesilmelerini sağlamak, ilgilerini toplamak için iyi bir yöntem. Zira oyun, oyunun başladığı anda başlamıyor. İzleyiciler yerlerine otururken dahi oyuna dair bir parça görebiliyor.

Oyunda oyuncular, sopa destekleriyle hareket ediyorlar ve bu hareketleriyle canlandırdıkları hayvanı başarıyla gösteriyorlar. Oyuncuları %100 bir şekilde o hayvanın bütün unsurları gösterecek şekilde değil fakat çağrıştıracak şekilde bir reji benimsemiş Erdal Beşikçioğlu. Bu nokta çok başarılı zira, oyuncuların vücut kullanımları yer yer temsil ettikleri hayvanlara ilişkin sesleri çıkarmaları son derece başarılı. Bu nokta önemli zira, Hayvan Çiftliği gibi sadece hayvanlar arasında geçen bir oyunda kullanılan reji hem oyuna akışkanlık sağlamış hem de karakterlerin sadece birer hayvan olmadıklarını aslında temsil ettikleri imgeler olduğunu vurgulayacak şekilde yapılmış.

Kocakulak
Dekor konusunda, ortadaki platform dışında oyunun ev sahipliği yaptığı bir dekor yer almıyor. Bu platform da genellikle, çiftliğe liderlik eden domuzların, diğer hayvanlara seslendiği yer olarak karşımıza çıkıyor. Oyunun başlarında kısa süreli bir belirsizlik mevcut. Zira George Orwell'in romanını okumamışlar için kimin kim olduğunu anlamak imkansızken, romanı okuyanlar için de bir zorluk mevcut. Özellikle oyunun başında, hayvanların çiftliği ele geçirme ve kuralları açıklama sahnelerinde domuzların peş peşe konuşmalarında hangi oyuncunun hangi karakter olduğu, karakter isimleri telafuz edilmediği için pek anlaşılmıyor. Yani Napolyon'u Kartopuyla karıştırmak oyunun başları için pek ala mümkün. 

Oyun Kartopu'nun çiftliği terk edişi ve Napolyon'un diktatörlüğüne başlamasıyla beraber hız kazanıyor. Aslında Kartopu'nun gidişine kadar olan süreç biraz çiftliği tanıtırken, Kartopunun gidişi sanki biraz hızlı olmuş gibi. Zira romanı okumayanlar için Kartopu'nun kim olduğu, savunduğu değerler bu hızdan dolayı anlaşılması daha zor hale gelmiş durumda. Kartopu'nun gidişinden sonrası ise çok başarılı, roman sindirilerek verilmiş. Tek perde ve göreceli olarak kısa olmasına rağmen oyun bunu başarıyla yapıyor.

Hayvan Çiftliği
Romanı okuyanların dikkat edeceği husus şu olacaktır ki, oyun Napolyon üzerine güzel bir şekilde yoğunlaşırken aslında diğer yan karakterlerin hikayeleri biraz geri planda kalıyor. Örneğin Nazlı'nın yaptıkları oyunda üstün körü anlatılırken, kitapta olan pek çok olay gösterilmiyor. Bu da karakterin yaptığı davranışların  altının boş kalmasını sağlıyor. Yani romanı okumamış bir izleyici, karakterin bir hareketi neden yaptığını anlayamıyor. Fakat bunlar çok yan detaylar olarak göze fazla batmıyor, zira oyunculuklar tek kelimeyle harika ve oyunculukları süsleyen dans kareografileri oyuna mükemmel bütünlük katıyor. Yukarıda bahsettiğim üzere, sopa destekleriyle oyuncuların karakterlerini temsilleri o kadar başarılı ki, sadece oyuncuların beden kullanımları bile bu oyunu beğenmeye yeter.

Oyunun sonunda bu sopa kullanımının ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Zira Napolyon sahneye sopa desteksiz, yürüyerek geliyor. Bu kitapta da hikayenin temelini oluşturan bir nokta olarak, Napolyon'un artık hayvan olmadığı, karşı çıktığı insanlardan birisine dönüştüğü ve 'insanlaştığını' anlatmanın harika bir yolu.

Hayvan Çiftliği
Hayvan Çiftliğine dair önemli bir nokta da aslında hayvanların temsil ettikleri kişilerdir. Domuzlarda ve onların her dediğine kayıtsız şartsız destek veren koyunlarda bu eleştiri güzel bir şekilde izleyiciye aktarılırken diğer karakterlerin kim olduğu oyunda daha az anlaşılıyor -hele ki romanı okumayanlar için- Fakat genel olarak sömürünün, karşı çıkılan şeyleri iktidara gelince ikiyüzlülükle yapma eleştirisi çok başarılı bir şekilde aktarılıyor.

Oyunun son sözü ise aslında oyunun özeti, kitabın özeti: "Bütün Hayvanlar Eşittir, Ama Bazı Hayvanlar Daha Eşittir"

Genç oyuncu kadrosunu ağırlıklı olarak yeni mezunlar veya öğrenciler oluşturuyor fakat performans başarıları geleceklerinin ne kadar parlak olduğunu gösteriyor. Rejisiyle, sade dekoruyla, farklı yaklaşımıyla ve oyunculuklarıyla Ankara'lıların muhakkak izlemesi gerekiyor Hayvan Çiftliğini. Oyuna dair son bir not. Erdal Beşikçioğlu önceki yıllarda Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümünde yine bu oyunun rejisini yapmıştı. Rejide bir değişiklik yaptı mı yoksa benzer bir reji mi yaptı gerçekten merak ediyorum. O oyunu izleme fırsatı olanlar bu konuda beni aydınlatırsa çok sevinirim.

Oyuna Bilet Alabileceğiniz MyBilet Sayfası: http://www.mybilet.com/event/12611/hayvan-ciftligi/ 

Oyunun Sayfası: http://www.cermodern.org/hayvan.html

Oyun Künyesi:

Orwell, hayvanlar âleminde aktardığı bu öykü ile devrimin nasıl diktatörlüğe dönüşebileceğini resmeder...
Yazan: George Orwell
Uyarlayan: Peter Hall
Çeviren: Özge Kayakutlu
Yönetmen: Erdal Beşikçioğlu
Yönetmen Yrd: Elvin Beşikçioğlu
Dramaturg: Özcan Özer 
Koreografi: Binnaz Dorkip
Yrd Koreograf: Zülal Süer Gökeri
Kostüm: Nalan Alaylı 
Işık: Zeynel Işık
Işık Asistanı: Aslı Atasoy
Kostüm: Nalan Alaylı
Müzik: Artun Ertürk
Ritim: Barış Menküer
Ses- Efekt: Tayfun Gültutan
Kondüvit: Koray Alper
Sahne Amiri: Fatih Katırcı
Reji Asistanı: Musa Arslanali
Grafik Tasarım: Negrican Birlik

Oyuncular:
Kartopu: Arsal Mazmanoğlu
Napolyon: Adem Aydil
Cırtlak: Ahmet Melih Yılmaz
Kocakulak: Burak Küçükosman
Keçi: Ayşegül Çaylı
Karga: Mertcan Semerci
Boksör: Aytek Şayan
Nazlı: Naz Göktan
Tavuklar: S. Eylül Akbulut, Cemre Burcu Tosun, Başak Vural
Koyunlar: Esra Akbaş, Mihriban Seyhan, Buse Kara, Begüm Akova, Seda Bakan, Ayça Eren