ankara devlet tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ankara devlet tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2014 Pazar

Ankara Tiyatro Rehberi 16 (13 Ocak 2014 - 20 Ocak 2014)

2014 yılı Tiyatro için güzel bir başlangıç yaptı Ankara'da. Özellikle 2013'ün ikinci yarısındaki durgunluktan eser yok. Yeni oyunlar, turne oyunları, devlet tiyatrolarının prömiyerleri izleyiciyi heyecanlandırıyor. Yaklaşan Festivaller ve Üniversite Festivalleri de cabası. Önümüzde çok iyi bir 4-5 ay var.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1) Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi (6'dan Sonra Yapım):
Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi Afiş
En son 2013 yılı Afife Jale ve Sadri Alışık ödüllerinde En Başarılı Kadın Oyuncu ödülü dahil olmak üzere pek çok ödül almış, son zamanların en çok dikkat çeken oyunlarından birisi olan oyun turne kapsamında Ankara'ya geliyor ve 13 Ocak Pazartesi günü saat 20.00'de Şinasi Sahnesinde sahneleniyor. 

Transseksüel bir bireyin hayatını anlatan oyunun yazarı Ebru Nihan Celkan, yönetmeni ve tek kişilik oyuncusu Sumru Yavrucuk. Sahnede müthiş bir performans, bolca emek ve çok güzel bir oyun var.

Oyunun tanıtım metni şu şekilde:

"Bugünün dünden farksız olduğu bir coğrafyada, varoluşunun tehdit olarak algılandığı bir kadının tek kişilik gösterisine hoşgeldiniz... Hep büyük bir hayatın figüranı olan Umut, bu kez içini geçmişiyle doldurduğu anılarını paylaşmak için sahnededir. Aile bağları, "madilik", hayal kırıklıkları, çocukluk düşleri, muhatabını bulamadığından insanın dilini ekşiten her şey..."

2) Nehir (Oyun Atölyesi):

Nehir Afiş
Hayatımıza Mojo oyunuyla giren Jezz Butterworth'ün kaleminden çıkan oyun bir adam ve iki kadın arasında geçen bir hikayeyi anlatılıyor. Tek perdelik oyunun yönetmen koltuğunda Haluk Bilginer, sahnede ise Ayça Bingöl, Canan Ergüder ve Haluk Bilginer var.

Jezz Butterworth'ün kalemine, sahnedeki isimlerin performans geçmişlerine bakılarak, iyi bir oyun olduğu konusunda şüphe olmasa da, biletlerin pahalılığı ne yazık ki can sıkıyor. 16 Ocak Perşembe günü Şinasi sahnesinde sahnelenecek oyunun tanıtım metni şu şekilde:

"Hatırlamaya çalışacaksın nasıl hissettiğini... 

O zamana gitmeye çalışacaksın tekrar yaşamak için. Ama gidemeyeceksin...

Gidemezsin çünkü..."


3) Bir Delinin Hatıra Defteri (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Bir Delinin Hatıra Defteri Afiş
Geçtiğimiz yılın ikinci döneminde kaldırılan fakat bu yıl tekrar sahnelere dönen oyun yıllardır Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oyuyor. Gogol'un eseri Cem Emüler yönetmenliğinde ve Erdal Beşikçioğlu oyunculuğunda sahneleniyor. Farklı dekoru, rejisi ve muhteşem oyunculuğu ile oyunun biletleri çıktığı anda tükeniyor. Hatta bu oyuna bilet bulabilmek için gişe önünde sabahlayanlar dahi oluyor. Bilet bulursanız kaçırmamanız gereken bu oyun, talebin yoğunluğu karşısında 100 kişilik oturma düzeni 150 kişiye çıkarılmış durumda ama ne yazık ki yine biletler tükenmiş. Bir şekilde bilet edinebilirseniz ya da şanslıysanız boşalan bir koltukta yer bulabilirseniz muhakkak gidip görmeniz gerekiyor. Oyun 14-17-19 Ocak 2014 tarihleri arasında Stüdyo Sahnede sahnelenecek.

Son zamanlarda bu oyunla ilgili oluşan polemiklerle bir kaç not düşmek istiyorum. Özellikle geçen sezonun sonu ve bu sezonun başında oyun programda ve listede gözükmemiş daha sonra eklenmişti. Hiç kuşku yok ki oyunun tiyatral anlamda güzelliği, başarılı oyunculuk ve reji unsurlarına rağmen oyuna olan yoğun ilginin başlıca sebebi Erdal Beşikçioğlu'nun popülaritesi. Bu durumun bilet taleplerini çok yoğun hale getirmesi, hatta biletlerin anında tükenmesi ve çok büyük sayıda biletin oyuna gitme amaçlı değil, karaborsada olduğu fiyatın 10 hatta 20 katına satılması ne yazık ki çok üzücü. İnsanların oyuna gidiş motivleri hiç kimsenin karışmaması gereken bir konu. Yani Bir Delinin Hatıra Defterine güzel bir oyun izlemek için giden izleyici olduğu kadar, Erdal Beşikçioğlu'nu izlemeye giden izleyici de olabilir. Fakat öyle ya da böyle bu oyun üzerinden bir karaborsa piyasasının oluşması hatta bu piyasanın bu yıl sahnelenen diğer oyunları (Hayvan Çiftliği, Çalıkuşu) da etkilemesi oldukça can sıkıcı bir durum.

Yine de 3 yıl önce de 3 yıl sonra da aynı şeyi söylemek mümkün, hem reji anlamında hem oyunculuk anlamında hem de metin anlamında çok başarılı, bütünlüklü bir oyun, farklı bir izleme tecrübesiyle izleyicilerini Stüdyo Sahne'de bekliyor.

4- Sarı Naciye (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Sarı Naciye Afiş
Bu yıl prömiyerini yapan oyun, şu ana kadar Ankara Devlet Tiyatrosunun 2013-2014 sezonunda en çok beğenilen oyunları arasına şimdiden girdi. Ankara izleyicisi tarafından tam not alan ve Recep Bilginer tarafından yazılan oyun Zafer Kayaokay tarafından sahneye konuluyor. Töre ve Göç konularının işlendiği oyunda, yıllarca Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Fosforlu Cevriye'nin Cevriyesi Feray Darıcı bu oyunda da başrolü üstleniyor. Feray Darıcı'nın Fosforlu Cevriye'deki performansı pek çok kişi tarafından oldukça başarılı bulunmuştu. Oyun 12-18 Ocak tarihleri arasında  Akün sahnesinde sahnelenecek. Oyuna dair bir not: Benim gibi silah patlama sesinden ürken tiyatroseverler biraz diken üstünde olacaklar oyunu izlerken.

5- Macbeth (Ankara Devlet Tiyatrosu):


Macbeth Afiş
William Shakespeare'in en önemli başyapıtlarından birisi olan Macbeth'de, güç, ihanet, intikam gibi evrensel konular, gelmiş geçmiş en büyük trajedilerden birisi olarak kabul edilen oyunda sahneye taşınıyor. Shakespeare'in büyüleyici dili, başarılı gel-git'ler ve dahası etkileyici alt-metinlere sahip oyun 14 Ocak 2014 Salı günü Cünyet Gökçer Sahnesinde Prömiyer yapıyor.

Kral Macbeth'in dramatik ve trajik hayatı, hırsları, pişmanlıkları, büyüleyici ve büyük bir dünya Ankara izleyicisini bekliyor. Bu yıl ki yerli oyun politikası içerisinde değeri bilinmesi gereken, az sayıdaki yabancı eserden başlıcası olacaktır oyun. Zaten izleyicilerin biletlere göstermiş olduğu ilgi de bunu kanıtlar derecesinde, neredeyse tüm temsillere bilet tükenmiş durumda. Fakat yinelemek gerekirse, biletleri her zaman kontrol etmekte, açığa çıkan bilet olup olmadığını zaman zaman yoklamakta fayda var.

Bozkurt Kuruç tarafından yönetilen oyunda, Ankara izleyicisinin çok sevdiği, Sinan Pekinton, İpek Çeken ve Tolga Tekin gibi pek çok isim yer oluyor. Oyun 14-18 Ocak tarihleri arasında Cünyet Gökçer Sahnesinde olacak ve Shakespeare haftası kapsamında 21-24 Ocak tarihlerinde temsillerine Büyük Tiyatro'da devam edecek.

6- 80'lerde Lubunya Olmak (Mekan Artı):


80'lerde Lubunya Olmak
1980 Darbesi ve dönemin Sağ-Sol çatışmaları arka planında, bu dönem yaşamış Trans bireylerin, hayat hikayeleri sahneye çok başarılı performanslarla taşınıyor. İstanbul'da adından bolca söz ettiren Mekan Artı ve 80'lerde Lubunya Olmak, ülkemizde tabu olarak görülen bir konuya hiç çekinmeden giriyor ve izleyiciyi derinden etkileyecek bir performansı sahneye koyuyor.

Siyah Pembe Üçgen Derneği İzmir tarafından yazılan kitap, Mekan Artı Tarafından oyunlaştırılmış ve Sahneye konulmuş. Oyun 20 Ocak 2014 Pazartesi günü iki gösterimle Eski Yeni Alt Kat'ta olacak. Oyunun Tanıtım Metni Şu Şekilde:

"80lerde Lubunya Olmak, en genci bugün 50 yaşında olan dört Trans birey bize Türkiye de Lubunya olmanın genel ve özel tarihini anlatıyorlar.

Oyunda deneyimlerini paylaşan dört trans birey bize kendi hikayelerini anlatıyorlar ve parklarda, üçüncü sınıf otellerde, randevuevlerinde, gece kulüplerinde, Pürtelaş ta, Bayram Sokak ta, Dolapdere de, sokaklarda, karakollarda, kışlalarda yaşamak için direnen, hayata delicesine tutunan ve çoğu zaman birbirlerinden başka sarılacak kimsesi olmayan Lubunya bireylerin gözünden bu ülkenin korkunç bir döneminin korkunç hikayesini gözler önüne seriyorlar.
İzmir de faaliyet gösteren Pembe Siyah Üçgen Derneği nin 2012 yılında yayınladığı aynı adlı kitaptan uyarlanan oyun Ufuk Tan Altunkaya tarafından sahneye uyarlandı. Tamamen, gerçekleştirilen söyleşilerden oluşan metinde, hiç bir değişikliğe gidilmeden, trans bireylerin kendi kelimeleri ile sahne uyarlaması gerçekleştirildi."
7- Kuklacı (Tiyatro Kafe):
Kuklacı Afiş
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin  isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Oyun 18 Ocak tarihinde Ritüel Sanat Merkezinde sahnelenecek.

8- İyi Geceler Anne (Ankara Devinim Tiyatro):

İyi Geceler Anne Afiş
Ankara Devinim Tiyatro, Ankara'da var olmayı başarabilmiş az sayıda özgün projeye imza atan ekiplerden birisi. Bir kaç yıl önce Koltes'in Roberto Zucco'sunu çok başarılı bir şekilde sahneye taşımışlardı. Arından ise bar/cafe tiyatro konseptli başarılı Çehov sahnelemeleri yaptılar. Uzun zamandır Ankara'da Alternatif bir Tiyatro olmanın zorluğu karşısında kapandıklarını düşünüyordum, tesadüfen karşıma yeni oyunlarıyla çıktılar. Gördüm ki aslında uzun zamandır sahneliyorlarmış. Gözlerden uzakta, büyük bilet sitelerinde reklam yapmaksızın tiyatro yapmaya çalışmaları çok cesurca ve takdire şayan. Seçilen oyun ve oyunun sahnelendiği ise benim gibi alternatif tiyatro meraklılarını sevenler için heyecan verici.

İyi Geceler Anne, Marsha Norman Tarafından Kaleme alınmış ve 1983 yılında Pulitzer ödülü kazanmış. Oyunu sahneye koyan isim Ahmet Yapar. Nurcihan Ersoy ve Ezgi Karaca da oyunun oyuncuları arasında. İyi Geceler Anne 17 Ocak Cuma Günü Sarkaç Cafe'de Sahnelenecek.  Bu linke tıklayıp daha ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir biletler konusunda.

Oyunun Tanıtım Metni Şu Şekilde:

"Oyun Jessie ve beraber yaşadığı annesi Thelma'nın, birlikte geçirdikleri son geceyi anlatır. Oyun, Jessie'nin annesine, ertesi sabah ölmüş olacağını, çünkü o gece intihar edeceğini açıklamasıyla başlar. Jessie bunları, evi derleyip toplarken ve annesine yapacağı manikür için hazırlanırken, kayıtsızca, öylesine anlatır. Bunun ardından iki kadın arasında geçen konuşmalarda, Jessie'nin bu kararı neden verdiği, annesiyle olan yaşantısının detayları, kendi ölümünü en ince ayrıntısına kadar nasıl planladığı açığa çıkar. Oyun, kaçınılmaz sona doğru tedirgin edici şekilde hızla ilerler."

9- Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Ankara Sanat Tiyatrosu):

Dar Ayakkabıyla Yaşamak Afiş
Profesyonel, Buluşma Yeri, İntiharin Genel Provası gibi oyunları ülkemizde sahnelenmiş usta Yazar Duşan Kovaçeviç'in Dar Ayakkabıyla Yaşamak isimli oyunu Zurab Siharulidze rejisiyle sahneye taşınıyor ve Ankara Sanat Tiyatrosunca sahneleniyor. Duşan Kovaçeviç'in yazım kabileyiti ve Ankara Sanat Tiyatrosunun son yıllardaki, eski günlerini anımsatan ivmesiyle, izlenmesi gereken bir oyun Ankaralı Tiyatroseverlerle buluşuyor. 

"Sosyal ortamın istediğimiz gibi olamadığını herkes biliyor, herkes farkında… Sosyal hayattaki problemler hepimizi rahatsız ediyor ama bu problemleri hepimiz farklı şekilde algılıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz aynı çevreye ait olmamıza rağmen ayrı ayrı bireyleriz. Bu yüzden bakış açılarımız da bireyseldir, aynı problemler üzerinde bile. Ama bizi birleştiren ve omuz omuza getiren hepimiz için aynı tutkudur: YAŞAMA TUTKUSU… Bu oyunda biz hep beraber tek bir birey gibi çalıştık. Düşüncelerimizi, acılarımızı ve tutkumuzu bütün samimiyetimizle seyircimizin önüne koyduk. Umuyoruz ki düşüncelerimiz bizi size yakınlaştıracak."  tanıtım bültenine sahip oyun 19 Ocak günü Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.


10- Diğer Oyunlar:

- Ankara Devlet Tiyatrosu: Ramiz ile Jülide, Tepegöz, Venedik Taciri, Mevlana - Aşk ve Barış Çığlığı, 1. Sokak No: 28 Casukların Evi

- Samsun Sanat Tiyatrosu: Aşk Olsun Sana Çocuk (15 Ocak 2014 Çarşamba), Şu Çılgın Türkler (16 Ocak 2014 Perşembe)

- Yutt Sanat: Bavul - Bir Ağırlık Yetim-i (18 Ocak 2014 Cumartesi)

- Ertan Gösteri Merkezi: Çöz Bakalım (17-18 Ocak 2014)

- Tiyatro Kafe: Şu İşe Bak (15 Ocak 2014 Çarşamba)

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (17-22 Ocak 2014)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Halktan Biri (17 Ocak 2014 Cuma), Selamün Kavlen Karakolu (18 Ocak 2014 Cumartesi)  

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Hitler ya da Özgürlük (17-18 Ocak 2014)

- Mediamixer: Yaratılış Efsanesi (13 Ocak 2014 Pazartesi)

4 Ocak 2014 Cumartesi

Ankara Tiyatro Rehberi 15 (6 Ocak 2014 - 13 Ocak 2014)

Çeşitli sebeplerden ötürü blog'a uzunca bir ara vermek zorunda kaldım. Bu zamanda izlenen, tavsiye edilecek pek çok oyun, film blog'dan uzak kalmış oldu. 2014 ile beraber blog yazıları tekrar başlıyor. Umarım bu sefer ara vermek zorunda kalmam. Bu yeni yılın ilk yazısıyla beraber herkesin de yeni yılının gönlünce olmasını dileyelim.

Blog arası verilen dönemde Ankara'da güzel oyunlar sahneledi, turne oyunları izleyiciyle buluştu, yeni oyun haberleri tiyatro severleri heyecanlandırdı. 2014 ile beraber hem yeni oyunların, hem üniversite festivallerinin başlayacak olması, geçtiğimiz kış dönemine göre daha dolu bir 6 ay yaşayacağımızın hiç kuşkusuz bir göstergesi.

Yılın başında oldukça eleştirilen Devlet Tiyatrolarnın yerli oyun politikası 2014 yılında bir nebze olsun azalmaya uğrayacak gibi. Ankaralı tiyatroseverlerin çok sevdiği Durukan Ordu Vanya dayı ile izleyiciyle tekrar buluşurken, Venedik Taciri, Macbeth gibi Sheakspear klasikleri de 2014 yılı itibariyle Ankara Devlet Tiyatrosunca sahneye taşınacak.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Kim Korkar Hain Kurttan (Oyun Atölyesi):

Kim Kortkar Hain Kurttan
Önceki rehberlerde belirttiğim üzere, bu yıl Ankara'ya izleyiciyi çok fazla heyecanlandıracak turne oyunlar uğramadı. Ankara'nın neredeyse her yazıda belirttiğim üzere tiyatro konusunda gördüğü bir "sevilmeyen üvey evlat" muamelesi ne yazık ki devam ediyor. Geçtiğimiz Kasım Ayında Cer Modern'de sahnelenen Uğrak yeri ve gelecek hafta Odtü'de sergilenecek Kim Korkar Hain Kurttan oyunları, izleyiciyi biraz olsun bu düşünceden uzaklaştıracaktır.

Edward Albee'nin hiç şüphesiz en önemli kabul edilen eserini sahneye Oyun Atölyesi taşıyor. Oyun Atölyesi bu yılın başında bir takım ayrılıklar yaşamış olsa da (Moda Sahnesi) hiç şüphesiz hala çok güzel işler sahneye koyuyor. Hira Tekindor'un yönettiği oyunda, Zerrin Tekindor, Tardu Flordun, Şükrü Özyıldız ve Nilperi Şahinkaya rol alıyor.

ODTÜ KKM'de 11 Ocakta sahnelenecek oyunun Ankara izleyicisi tarafından kaçırılmaması gerekiyor. Oyuna dair en olumsuz yan yine bilet fiyatlarının oldukça pahalı oluşu. Çokça kez belirtildiği üzere bu fiyatlar Ankara izleyicisi için alışık olmayacak seviyede. Son bir not, Oyun Atölyesi 16 Ocakta Nehir isimli oyunuyla yine Ankara'da olacak.

2- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Hayvan Çiftliği Afiş
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yaptı ve oldukça iyi yorumlar aldı. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Biletler neredeyse çıktığı anda tükeniyor kısacası Ankara izleyicisinin ilgisi büyük. Oyun 8-9-11 Ocak tarihlerinde İrfan Şahibaş Sahnesinde sahnelenecek. 

3- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Çalıkuşu
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yaptı. 5-Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse bütün biletleri çıktığı andan itibaren tükeniyor. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor. 10 gün önce prömiyerini yapan oyun 7-8-9-10-11 Ocak tarihlerinde Cüneyt Gökçer sahnesinde sahnelenecek.

4- Sarı Naciye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Sarı Naciye
Bu yıl prömiyerini yapan oyun, şu ana kadar Ankara Devlet Tiyatrosunun 2013-2014 sezonunda en çok beğenilen oyunları arasına şimdiden girdi. Ankara izleyicisi tarafından tam not alan ve Recep Bilginer tarafından yazılan oyun Zafer Kayaokay tarafından sahneye konuluyor. Töre ve Göç konularının işlendiği oyunda, yıllarca Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Fosforlu Cevriye'nin Cevriyesi Feray Darıcı bu oyunda da başrolü üstleniyor. Feray Darıcı'nın Fosforlu Cevriye'deki performansı pek çok kişi tarafından oldukça başarılı bulunmuştu. Oyun 7-17 Ocakm tarihleri arasında  Akün sahnesinde sahnelenecek. Oyuna dair bir not: Benim gibi silah patlama sesinden ürken tiyatroseverler biraz diken üstünde olacaklar oyunu izlerken.

5- Tepegöz (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Tepegöz
Turgay Nar kalemini çok sevdiğim ve farklı eserler ortaya koyan bir oyun yazarı. Daha önceleri Gizler Çarşısı isimli oyunu yine Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenmiş ve büyük ilgi toplamıştı. Okuduğum oyunları da en az Gizler Çarşısı kadar ilgi çekici hatta belki çağdaş, sürreal kabul edilebilecek eserlerdi. Örneğin kısa oyunu Terzi Makası son zamanlarda okuduğum en iyi yerli oyunların kesinlikle başında gelir.

Geçtiğimiz aylarda prömiyer yapan Tepegöz de Turgay Nar'ın kaleminden çıkan bir oyun. Kemal Başar tarafından yönetilen oyunun ilgi çekici bir mistik havaya ve Turgay Nar'ın eşssiz kalemine dair izler taşıyacağı kesin. Oyun 5-7-10-14 Ocak tarihlerinde Büyük Sahne'de sahnelenecek.

6- Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Ankara Sanat Tiyatrosu):

Dar Ayakkabıyla Yaşamak
Profesyonel, Buluşma Yeri, İntiharin Genel Provası gibi oyunları ülkemizde sahnelenmiş usta Yazar Duşan Kovaçeviç'in Dar Ayakkabıyla Yaşamak isimli oyunu Zurab Siharulidze rejisiyle sahneye taşınıyor ve Ankara Sanat Tiyatrosunca sahneleniyor. Duşan Kovaçeviç'in yazım kabileyiti ve Ankara Sanat Tiyatrosunun son yıllardaki, eski günlerini anımsatan ivmesiyle, izlenmesi gereken bir oyun Ankaralı Tiyatroseverlerle buluşuyor. 

"Sosyal ortamın istediğimiz gibi olamadığını herkes biliyor, herkes farkında… Sosyal hayattaki problemler hepimizi rahatsız ediyor ama bu problemleri hepimiz farklı şekilde algılıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz aynı çevreye ait olmamıza rağmen ayrı ayrı bireyleriz. Bu yüzden bakış açılarımız da bireyseldir, aynı problemler üzerinde bile. Ama bizi birleştiren ve omuz omuza getiren hepimiz için aynı tutkudur: YAŞAMA TUTKUSU… Bu oyunda biz hep beraber tek bir birey gibi çalıştık. Düşüncelerimizi, acılarımızı ve tutkumuzu bütün samimiyetimizle seyircimizin önüne koyduk. Umuyoruz ki düşüncelerimiz bizi size yakınlaştıracak."  tanıtım bültenine sahip oyun 5-11 Ocak tarihlerinde Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

7- Kuklacı (Tiyatro Kafe):

Kuklacı
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin  isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Oyun 8 Ocak tarihinde Ritüel Sanat Merkezinde sahnelenecek.


8- Diğer Oyunlar:

- Dostlar Tiyatrosu / Turne: Yaşamaya Dair (10 Ocak 2014 Cuma)

- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Nereye, Nehir, Bizim Yunus, Nalınlar

- Yutt Sanat: Bavul - Bir Ağırlık Yetim-i (11 Ocak 2014 Cumartesi), İyi Düşün Güzel Yaşa (7 Ocak 2014 Salı)

 - Ankara Sanat Tiyatrosu: Halktan Biri (11 Ocak 2014 Cumartesi), Selamün Kavlen Karakolu (10-12 Ocak 2014) 

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Hitler ya da Özgürlük (11 Ocak 2014 Cumartesi)

- Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu: Kanlı Nigar (11 Ocak 2014 Cumartesi)

- Ertan Gösteri Merkezi: İyi Saatler Olsun (10 Ocak 2014 Cuma)

- Mediamixer: Kırmızı Başlıklı Kızın Suçu Ne Tarkan'ın Yolu (6 Ocak 2014 Pazartesi), Yaratılış Efsanesi (13 Ocak 2014 Pazartesi)

- Tiyatro Kafe: Matruşka (11 Ocak 2014 Cumartesi)

31 Ekim 2013 Perşembe

Ankara Tiyatro Rehberi 14 (1 Kasım 2013 - 10 Kasım 2013)

Nihayet Kasım ayı geldi. Havalar açısından belki Kasım ayının gelmesi sıcak seven kişilerin pek hoşuna gitmese de özellikle Kültür Sanat etkinliklerinin yavaş yavaş olgunlaşmaya, daha çok etkinliğin seyirci karşısına çıkmaya başladığı bir aydır Kasım. Bu yönden Ankara'nın kısır tiyatro döngüsüne ilaç gibi gelebilecek 18. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali (15-25 Kasım) başta olmak üzere Kasım ayı Ankaralı tiyatroseverler için oldukça iyi geçecek bir ay gibi görünüyor.

Herhalde Kasım ayına dair Ankaralı tiyatroseverler adına en güzel haberlerden birisi de geçtiğimiz yıl kaldırıldığı söylenen, yıllardır Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalıgişe oynayan hatta biletleri karaborsa'da değerinin 20 katına bile alıcı bulan Bir Delinin Hatıra Defteri oyununun geri dönüşü ve kasım ayı içerisinde tekrar sahnelenmeye başlaması. Devlet Tiyatroları umarım Bir Delinin Hatıra Defterinde olduğu gibi Cyrano de Bergerac oyunu konusunda da benzer bir girişim yapar.

Ayrıca bu rehberle beraber Blog'da daha önce 2 kez düzenlediğimiz bilet çekilişinin üçüncüsünü 10 Kasım 2013 Pazar günü saat 15.00 temsilli Sarı Naciye oyunu için yapıyoruz. Bu sefer çekilişe ilişkin bilgiler rehberin altında değil, ayrı bir postta yer alıyor. Sarı Naciye Çekiliş bilgilerine ulaşmak için tıklayınız.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Hayvan Çiftliği Afiş
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yaptı ve oldukça iyi yorumlar aldı. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Biletler neredeyse çıktığı anda tükeniyor kısacası Ankara izleyicisinin ilgisi büyük. Oyun 2-6-7-9 Kasım tarihlerinde İrfan Şahibaş Sahnesinde sahnelenecek. Ben de bir aksilik olmazsa sonunda oyunu 2 Kasım tarihinde izleyebileceğim. İzledikten sonra blog'a bir yorum yazmak da şart olur.

2- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Çalıkuşu Afiş
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yaptı. Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse bütün biletleri çıktığı andan itibaren tükeniyor. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor. 10 gün önce prömiyerini yapan oyun 1-2-3 Kasım tarihlerinde Akün sahnesinde sahnelenecek ve bir süre ara vererek yerini Sarı Naciye oyununa bırakacak.

3- Sarı Naciye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Sarı Naciye Afiş
Bu yıl prömiyerini yapan oyun, şu ana kadar Ankara Devlet Tiyatrosunun 2013-2014 sezonunda en çok beğenilen oyunları arasına şimdiden girdi. Ankara izleyicisi tarafından tam not alan ve Recep Bilginer tarafından yazılan oyun Zafer Kayaokay tarafından sahneye konuluyor. Töre ve Göç konularının işlendiği oyunda, yıllarca Ankara Devlet Tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Fosforlu Cevriye'nin Cevriyesi Feray Darıcı bu oyunda da başrolü üstleniyor. Feray Darıcı'nın Fosforlu Cevriye'deki performansı pek çok kişi tarafından oldukça başarılı bulunmuştu. Oyun 5 Kasım tarihlerinden itibaren Kasım ayının sonlarına değin Akün sahnesinde sahnelenecek.

Oyuna dair iki not: 1) Benim gibi silah patlama sesinden ürken tiyatroseverler biraz diken üstünde olacaklar oyunu izlerken. 2) Oyunun 10 Kasım temsiline blog'da bir çekiliş düzenleniyor. Ayrıntılı bilgi ve katılmak için tıklayın.

4- Aklımdaki Kadınlar (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Aklımdaki Kadınlar Afiş
Komedi oyunları beni fazla cezbetmese de, izleyicilerin büyük kısmının onca dert-tasa arasında bir rahatlama yeri olarak komedi oyunlarını gördüğü aşikar. Bu durum da göz ardı edilemez ve yadsınamaz. Aklımdaki Kadınlar etiketi bir komedi olsa da izleyiciye aslında bundan çok daha fazlasını veren, vaad eden bir oyun. Usta yazar Neil Simon'un kaleminden çıkan oyun Sinan Pekinton yönetmenliğinde geçtiğimiz yıl sahneye taşındı ve oldukça iyi tepkiler aldı. Oyun bu yıl da sahneleniyor ve yukarıda belirttiğim gibi sadece bir komedi oyunundan fazlasını vaad ediyor.

Oyun, başarısız/saplantılı bir yazar olan Jake'nin hayatındaki kadınlarla yaşadığı sorunlu ilişkileri hayal dünyasındaki konuşmalarla çözümlemeye ve bunların gerçek hayattaki yansımalarının ne şekilde olabileceğini izleyiciye aktarıyor. Oyunun ismi veya tanım yanıltmasın. Jake'in aklındaki veya hayatındaki kadınlar, eşi, ölen eski eşi, kızı, psikoloğu ve hatta annesi. İzleyiciyi oldukça eğlendiren, güldüren bir oyunun peşi sıra sizi derinden etkileyebilecek ve duygulandırabilecek sahneleri de barındırıyor Aklımdaki Kadınlar. Belki komedi ile dramın iç içe geçmesi halinin bir yansıması bu. Fakat kesinlikle oyun, sadece güldürmüyor. İnsanın ilişkilerini, hayatındaki insanlarla yaşadıkları sorunlarını, geçmiş takıntılarını ve hayatımızın büyük kısmını işgal eden küçük dertlerimizi sorgulatmaya yelken açan imgeler bırakıyor izleyicinin zihninde. Tüm oyuncuların başarılı performansları göz doldururken, oyun boyunca neredeyse sahneden hiç inmeyen ve her daim repliği olan Jake rölünde Levent Şenbay göz dolduruyor.

1-2-3 Kasım tarihlerinde Küçük Tiyatroda sahnelenecek oyun kısa bir ara verip Kasım ayının ortalarından itibaren Şinasi sahnesinde sahnelenmeye devam edecek.

5- Kontrabas (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Kontrabas Afiş
Koku isimli eseriyle tanınan Patrick Süskind'in kaleminden çıkan Kontrabas, Ankara Devlet Tiyatrosunun demirbaş oyunlarından birisi. Yıllardır sahnelenen oyun belki de Ankara Devlet Tiyatrosunda yer alan tek kişilik oyunlar arasında şu ana kadar en çok ilgi çeken oyunların başında yer alıyor. "Bir müzisyen üzerinden toplumun, bireyin, müziğin, cinselliğin, hiyerarşinin ve pek çok şeyin dedikodusunu yapan" oyun Metin Belgin tarafından sahneye konulmuş durumda. 

Şahsım adına Ankara Devlet Tiyatrosunun en başarılı oyuncularından birisi olarak gördüğüm Olcay Kavuzlu ise tek kişilik performansıyla gerçekten göz dolduruyor. Oyunu izlemekte, 'tek kişilik oyun' fobisi olanların bile görmesinde fayda var. Kaçırılmaması lazım. 5-6-7-8-9 tarihlerinde Oda Tiyatrosunda sahnelenecek Kontrabas'a bilet bulmak neredeyse olanaksız. Bu da izleyicinin ilgisini ortaya koyuyor. 

Kontrabas oyununa dair ilginç bir not. Oyunun yönetmeni Metin Belgin, İstanbul Devlet Tiyatrosunda da Kontrabas oyununun yönetmeni ve oyunun tek oyuncusu olarak yer alıyor. Devlet Tiyatrolarının iki ayrı bölgede aynı oyun seçimi yapması ilginç bir durum oluşturmuş.

6- Teneke (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Teneke Afiş
Usta yazar Yaşar Kemal'in aynı adlı eserinden sahneye taşınan oyunda, Çukurova bölgesine atanan idealist bir kaymakam'ın çıkarları için insanların ölmesine dahi göz yumman Çeltik Ağaları ile olan mücadelesi ve halkın bu mücadele esnasında gösterdiği kabullenmişlik, çaresizlik sahneye taşınıyor. Epik tarzda sahnelenen oyunda izleyiciye sadece mesajlar verilmekle kalmıyor aynı zamanda oldukça duygusal bir dram izleyicileri bekliyor. Kaymakam'ın çaresizliği ve halkın kabüllenmişliği adeta Franz Kafka'nın Davasındaki Joseph K.'nın çaresiz yolculuğu ve mücadelesini andırıyor.

Hikaye, oyunun sahnelenişi, yer yer izleyiciyi tebessüm ettiren sahneler bir bütün olarak gerçekten başarılı bir oyun çıkarmış karşımıza. Fakat tüm bunların yanı sıra Cem İdiz tarafından bestelenen oyunun müzikleri tek kelimeyle olağanüstü ve gerçekten oyunun dramatik yapısıyla bir bütünlük içerisinde yer alıyor. Tellal rölüyle Nusret Şenay ve Resül rolüyle Şahin Ergüney ise tek kelimeyle mükemmel birer oyunculuk örneğini sahneye taşıyorlar. Diğer oyuncuların performansları da görülmeye değer. Güral Tombul rejisindeki oyunu 5-6-7-8-9-10 tarihlerinde Cüneyt Gökçer sahnesinde izlemek mümkün.

Son bir not benim gibi sahnede silah gördüğünde panik yapan tiyatroseverlere. Çehov bir kere demiş sahnede görülen / duvarda asılı olan silah oyunun sonunda muhakkak patlar diye. Belki oyun sonunda değil ama oyunun bir yerlerinde o silahlar illaha ki patlıyor, ama yarattığı gerilimi karşılamayacak kadar cılız bir şekilde. Silah patlama gerilimi yaşayıp oyunu takip edemeyen tiyatroseverler bu uyarıyı dikkate alırlarsa benim gibi bazı replikleri yaşadıkları gerilimden kaçırmamış olurlar.

7- Kösem Sultan (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Kösem Sultan Afiş
Şahsi olarak tarihi içerikli ve kalabalık castlı oyunları sevmesem de Ankara Devlet Tiyatrosu yıllardır bu tarz oyunları sahneliyor. Genç Osman, Hürrem Sultan, Kerbela gibi oyunlar akla ilk gelen örnekler. Fakat bu tarz oyunların genel izleyici kitlesi tarafından oldukça beğeniliyor. Turhan Oflazoğlu tarafından kaleme alınan oyunun yönetmen koltuğunda Murat Atak var. Oldukça kalabalık kadrosuyla dikkat çeken oyunda, Elvin Beşikçioğlu, Mithat Erdemli, Yavuz Sepetçi, Tolga Çiftçi gibi Ankara Tiyatro izleyicisinin aşina olduğu pek çok başarılı oyuncu kadroda yer alıyor.

Oyun adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı İmparatorluğu'nun en etkili kadın sultanlarından birisi olarak kabul edilen 4. Murad'ın Annesi Kösem Sultan'ın hikayesi üzerine kurulu.  1 Ekim 2013 Salı günü prömiyerini yapan oyun 2-3 Kasım tarihlerinde Cüneyt Gökçer Sahnesinde Sahnelencek ve temsillerine kısa bir süre ara verip 12 Kasımdan itibaren tekrar sahnelenmeye başlayacak.

8- Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Ankara Sanat Tiyatrosu):

Dar Ayakkabıyla Yaşamak Afiş
Profesyonel, Buluşma Yeri, İntiharin Genel Provası gibi oyunları ülkemizde sahnelenmiş usta Yazar Duşan Kovaçeviç'in Dar Ayakkabıyla Yaşamak isimli oyunu Zurab Siharulidze rejisiyle sahneye taşınıyor ve Ankara Sanat Tiyatrosunca sahneleniyor. Duşan Kovaçeviç'in yazım kabileyiti ve Ankara Sanat Tiyatrosunun son yıllardaki, eski günlerini anımsatan ivmesiyle, izlenmesi gereken bir oyun Ankaralı Tiyatroseverlerle buluşuyor. 

"Sosyal ortamın istediğimiz gibi olamadığını herkes biliyor, herkes farkında… Sosyal hayattaki problemler hepimizi rahatsız ediyor ama bu problemleri hepimiz farklı şekilde algılıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz aynı çevreye ait olmamıza rağmen ayrı ayrı bireyleriz. Bu yüzden bakış açılarımız da bireyseldir, aynı problemler üzerinde bile. Ama bizi birleştiren ve omuz omuza getiren hepimiz için aynı tutkudur: YAŞAMA TUTKUSU… Bu oyunda biz hep beraber tek bir birey gibi çalıştık. Düşüncelerimizi, acılarımızı ve tutkumuzu bütün samimiyetimizle seyircimizin önüne koyduk. Umuyoruz ki düşüncelerimiz bizi size yakınlaştıracak."  tanıtım bültenine sahip oyun 1-2-3-8 Kasım tarihlerinde Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

9- Adolf (Bo Sahne / Turne Oyunu):

Adolf Afiş
2. Dünya Savaşına ilişkin eserler hep ilgimi çekmiştir. Dünya tarihinin gördüğü en kanlı liderlerden birisi olan Adolf Hitler yaptığı insanlık dışı eylemler, yol açtığı milyonlarca ölüm ve bunlara paralel olarak özel hayatındaki ilginç yaşantısıyla herhalde dünya tarihi sahnesinin en ilginç ve elikanlı figürlerin başında gelir. Bo Sahne tarafından sahneye konulan Adolf oyunu, Adolf Hitlerin ölümünden önceki son 12 saati, içinde yer aldığı sığınakta anlatıyor. Pip Utton tarafından yazılan oyun Levent Özdilek tarafından sahneye konuluyor ve tek kişilik performansla Adolf Hitleri Burak Sergen canlandırıyor. Hitlerin son saatlerini ve psikolojisini anlatmak, çözümlemek çok zor olmalı. İlginç bir oyun izleyiciyi bekliyor.

Turne oyunlarının bu aralar pek uğramadığı Ankara izleyicisi için farklı bir tat olsa da bilet fiyatları çok can sıkıyor. Uzun zamandır söylüyoruz, İstanbul izleyicisinin belki artık fazla bulmadığı bilet fiyatları Ankara izleyicisi için hala çok yüksek. 3-4-11 Kasım tarihlerinde Şinasi sahnesinde sahnelenecek oyunun, Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında bir kez daha gösterileceğini hatırlatmakta fayda var.

10- Diğer Oyunlar:

- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Nalınlar, Aşk Hastası, Para, Bizim Yunus, Ramiz İle Jülide, Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı, Miyhavlar Tiyatrosu (Çocuk Oyunu), Horoz Adam ve Korsan (Çocuk Oyunu), Narnia Günlükleri (Çocuk Oyunu), Keloğlan Keleşoğlan (Çocuk Oyunu) 

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (1-8 Kasım 2013 Cuma), Adaptasyon Hayvanı (9 Kasım 2013 Cumartesi), Sen Var Mısın (6 Kasım 2013 Çarşamba)

- Tiyatro Kafe: Dehşet Odası (9 Kasım 2013 Cumartesi), Matruşka (2 Kasım 2013 Cumartesi)

- Simurg: Hayyam (1-2 Kasım 2013)

- Mavi Sahne: Hiç - Neyzen Tevfik (9 Kasım 2013 Cumartesi)

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (2-3-9 Kasım 2013)

- Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu: Kanlı Nigar (2 Kasım 2013 Cumartesi)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Selamün Kavlen Karakolu (9 Kasım 2013 Cumartesi)

Başkent Tiyatroları: Tipe Bak, Akıllı Soytarı, Aşkın Pazarı

Çocuk Oynları: Aslan Nasıl Başkan Oldu, Başa Bela Mikroplar, Bilgiç ile İşengeç, Bremen Mızıkacıları, Caretta Caretta, Hiçyemez Prenses, İbiş ile Memiş, Karınca Li, Keloğlan Masalları Müzikali, Keloğlan Veziroğlan, Kırmızı Başlıklı Kız Çocuk Müzikali, Masal Masal İçinde, Nasrettin Hoca ve Masal Perisi, Papi'nin Kukla Dünyası, Ponpon Kuyruğun Pastası, Sevimli Tavşanlar, Sincap Sinsin, Tom ve Jerry, Uçmak Özgürlüktür.

22 Ekim 2013 Salı

Ankara Tiyatro Rehberi 13 (22 Ekim 2013 - 31 Ekim 2013)

Blog'da yayınlanan haftalık Ankara tiyatro rehberlerinin kapsadığı gün sayısında sürekli bir farklılık oluyor. Bazen 6 gün, bazen 7 gün bazen 10 günlük oluyor rehberler. Özellikle oyun programlarına göre ayarlamaya çalışsam da, pazartesi günleri istisnalar harici oyun olmaması, araya giren tatiller gibi durumlardan ötürü rehberin gün sayısında ara ara farklılıklar yaşanması normal. Bu rehberde Ekim ayını bitirip, Kasım ayına hoşgeldin diyeceğiz.

Tiyatro sezonunun oldukça durgun başladığı Ankara'da Kasım ayında adeta bir canlılık yaşanıyor. Özellikle 15-25 Kasım Tarihleri arasındaki 18. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali, Kasım ayında Ankaralı tiyatroseverler için pek çok farklı alternatif sunuyor. Bunun yanı sıra turne oyunlarının da artık yavaş yavaş Ankara'ya gelmesiyle beraber, şehir biraz dahi olsa tiyatro anlamında hareketlilik kazanacak gibi kasım ayında.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

 
Çalıkuşu Afiş
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yapacak. Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse 1 hafta boyunca temsillerine yer bulmak mümkün değil. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor.Akün sahnesinde sahnelenecek oyun şu ana kadar açıklanan programa göre Kasım ayını da kapsayacak şekilde temsillerini sürdürecek.

2- Jerry ve Tom (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Jerry ve Tom Afiş
Farklı dekoruyla dikkat çeken oyun, Ankara Devlet Tiyatrosunda geçen yılın en dikkat çekici yapımlarından birisi olarak hafızalara kazınmıştı, bu yıl da tekrar sahnelenmeye başlıyor ve tekrardan gördüğü rağbet oldukça fazla. Oyuna bilet bulmak neredeyse imkansız. İki kiralık katilin hayatlarından kesitler anlatan oyunun yönetmen koltuğunda İlham Yazar var. Şu hayatta oyunu bilmeden, sadece yönetmen ismine bakıp oyununa gideceğim 2-3 kişiden birisi. Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeden önce yine İlham Yazar yönetmenliğinde yıllar önce, Erdal Beşikçioğlu'nun sahibi olduğu Dib Sahne'de sahnelenmişti bu oyun. Fakat çok az gösterim yapıldığı aklımda kalmış. 

Yastık Adam'dan sonra yine Ankara izleyicisine oldukça farklı bir deneyim sunuyor Jerry ve Tom. Gerilim, dram, komedi unsurlarını bir arada taşıyan oyunda en dikkat çekici unsur hiç şüphesiz izleyicilerin oturduğu dönme mekanizmalı oturma sistemi. Özellikle Özgür Öztürk'ün başarılı performansıyla izleyicilerden tam not alan oyun 23-24-26 Ekim 2013 tarihlerinde Stüdyo Sahne'de ve biletler tükenmiş durumda.
3- Cesaret Ana ve Çocukları (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Cesaret Ana ve Çocukları Afiş
Epik Tiyatro'nun kurucusu, Berthol Brecht'in en başarılı oyunlarından biri sayılan Cesaret Ana ve Çocukları, geçtiğimiz yıl İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde sahnelenmişti. Oyun bu yıl da İrfan Şahinbaş sahnesinde temsillerine devam edecek ve gelen çok olumlu yorumlarla beraber oyuna yer bulmak neredeyse imkansız. Artık galiba İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde düzenlenen her oyuna yer bulmak oldukça zor olacak Ankara izleycisi için, zira Ankara izleyicisi de bu sahnede sahnelenen klasik sahnelenmelerin dışındaki oyunları oldukça benimsemiş ve sevmiş durumda. 

Ayşe Emel Mesci rejisinde sahnelenen bu oyunu henüz izleme fırsatı bulmasam da hem gelen tepkilerin oldukça olumlu olması hem de İrfan Şahinbaş Sahnesinin yenilikçi rejilere müsait bir ortam sunmasıyla, izlenme listesine alınması gereken oyunların başında geliyor. Ayrıca bir Brecht klasiği olarak oyunda yer alan Orkestra da, izleyicinin ilgisini çekebilecek nitelikte. Oyun 30-31 Ekim 2013 tarihlerinde İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenecek. Kısa bir not, oyunun süresinin uzunluğu ile İrfan Şahinbaş sahnesinin uzaklığı çekinceler yaratmasın. Zira Büyük Tiyatro önünden oyundan 1 saat önce servis kalkıyor. Aynı şekilde oyun bitiminde de servisler izleyicileri Büyük Tiyatro'ya ücretsiz taşıyor.

4- Teneke (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Teneke Afiş
Usta yazar Yaşar Kemal'in aynı adlı eserinden sahneye taşınan oyunda, Çukurova bölgesine atanan idealist bir kaymakam'ın çıkarları için insanların ölmesine dahi göz yumman Çeltik Ağaları ile olan mücadelesi ve halkın bu mücadele esnasında gösterdiği kabullenmişlik, çaresizlik sahneye taşınıyor. Epik tarzda sahnelenen oyunda izleyiciye sadece mesajlar verilmekle kalmıyor aynı zamanda oldukça duygusal bir dram izleyicileri bekliyor. Kaymakam'ın çaresizliği ve halkın kabüllenmişliği adeta Franz Kafka'nın Davasındaki Joseph K.'nın çaresiz yolculuğu ve mücadelesini andırıyor.

Hikaye, oyunun sahnelenişi, yer yer izleyiciyi tebessüm ettiren sahneler bir bütün olarak gerçekten başarılı bir oyun çıkarmış karşımıza. Fakat tüm bunların yanı sıra Cem İdiz tarafından bestelenen oyunun müzikleri tek kelimeyle olağanüstü ve gerçekten oyunun dramatik yapısıyla bir bütünlük içerisinde yer alıyor. Tellal rölüyle Nusret Şenay ve Resül rolüyle Şahin Ergüney ise tek kelimeyle mükemmel birer oyunculuk örneğini sahneye taşıyorlar. Diğer oyuncuların performansları da görülmeye değer. Güral Tombul rejisindeki oyunu 22-25-27-29 Ekim  ve 1-3 Kasım tarihlerinde Büyük Tiyatro izlemek mümkün.

Son bir not benim gibi sahnede silah gördüğünde panik yapan tiyatroseverlere. Çehov bir kere demiş sahnede görülen / duvarda asılı olan silah oyunun sonunda muhakkak patlar diye. Belki oyun sonunda değil ama oyunun bir yerlerinde o silahlar illaha ki patlıyor, ama yarattığı gerilimi karşılamayacak kadar cılız bir şekilde. Silah patlama gerilimi yaşayıp oyunu takip edemeyen tiyatroseverler bu uyarıyı dikkate alırlarsa benim gibi bazı replikleri yaşadıkları gerilimden kaçırmamış olurlar.

5- Kuklacı (Tiyatro Kafe):

Kuklacı Afiş
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Oyun 26 Ekim tarihinde Ritüel Sanat Merkezinde sahnelenecek.

6- Kadınlar Aşklar Şarkılar (Domus Sanat Çiftliği):

Kadınlar Aşklar Şarkılar Afiş
Geçen yıl Ankara'da sahnelenen en dikakt çekici yapımlardan birisiydi. Kadınlar Aşklar Şarkılar. Oyun Domus Sanat Çiftliği tarafından, ki kendileri Ankara'da butik tiyatro/alternatif tiyatro konseptine belki de en çok yaklaşan tiyatrodur, sahneleniyor. Şamil Yılmaz tarafından yazılan oyunun yönetmen koltuğunda Serdest Vural var. Oldukça övgü alan başarılı performansıyla Ahmet Melih Yılmaz bu tek kişilik oyunda izleyiciyle buluşuyor.

Oyunun tanıtımı şu şekilde: "
“Kadınlar Aşklar Şarkılar”, trans kadınların çocukluklarına, aşklarına ve ölümlerine adanmış tek kişilik fakat çok’sesli bir oyundur.
Tüm sesler, hikâyelerini doğrudan seyirciye anlatırlar. Fakat seyirci, alıştığımız seyirci değildir artık. Adı aşkla, arayışla, özlemle ve ölümle iç içe geçmiştir şimdi. Her kadın, ölüme doğru yol alırken, varlığı seyircide somutlaşmış bu belirsiz kişiye doğru seslenir. Aşkların, ölümlerin, arayışların asıl muhatabı bu belirsiz kişidir çünkü:
"belki bin yıldır burdayız biz"

Ankara'da kalıplaşmış, klasik oyunlardan sıkılan izleyici için ilaç gibi gelecek bir oyun. 22-29 Ekim 2013 Salı günü Eski Yeni'de sahnelenecek oyuna ilişkin bilgileri Domus Sanat Çiftliğinin Facebook sayfasında bulmak mümkün.

7- Diğer Oyunlar:
 
- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Aşk Hastası, Nereye, Nehir, Bizim Yunus, İki Kalas Bir Heves (Van DT), Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı, Ramiz ile Jülide, Miyhavlar Tiyatrosu (Çocuk Oyunu), Keloğlan Keleşoğlan (Çocuk Oyunu), Karlar Kraliçesi (Çocuk Oyunu)

- Başkent Oyun Atölyesi: Adaptasyon Hayvanı (26 Ekim 2013 Cumartesi), Doğaçlama Geceleri (25-27 Ekim 2013)

İstanbul Tiyatro Topluluğu: Bir Delinin Hatıra Defteri (26 Ekim 2013 Cumartesi) 

- Tiyatro Kafe: Dehşet Odası (23 Ekim 2013 Çarşamba)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Halktan Biri (25 Ekim 2013 Cuma), Selamün Kavlen Karakolu (26-27 Ekim 2013) 

- Mavi Sahne: Hiç - Neyzen Tevfik (26 Ekim 2013 Cumartesi)

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (25-26-27 Ekim 2013)

- Başkent Tiyatroları: Tipe Bak (26 Ekim 2013 Cumartesi)

- Çocuk OyunlarıAslan Nasıl Başkan Oldu, Başa Bela Mikroplar, Bremen Mızıkacıları, Caretta Caretta, Hiçyemez Prenses, Keloğlan Veziroğlan, Kırmızı Başlıklı Kız Çocuk Müzikali, Nasreddin Hoca'nın Sihirli Eşeği, Nasreddin Hoca ve Masal Perisi, Papi'nin Kukla Dünyası, Ponpon Kuyruğun Pastası, Tom ve Jerry