kuklacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuklacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2013 Salı

Ankara Tiyatro Rehberi 13 (22 Ekim 2013 - 31 Ekim 2013)

Blog'da yayınlanan haftalık Ankara tiyatro rehberlerinin kapsadığı gün sayısında sürekli bir farklılık oluyor. Bazen 6 gün, bazen 7 gün bazen 10 günlük oluyor rehberler. Özellikle oyun programlarına göre ayarlamaya çalışsam da, pazartesi günleri istisnalar harici oyun olmaması, araya giren tatiller gibi durumlardan ötürü rehberin gün sayısında ara ara farklılıklar yaşanması normal. Bu rehberde Ekim ayını bitirip, Kasım ayına hoşgeldin diyeceğiz.

Tiyatro sezonunun oldukça durgun başladığı Ankara'da Kasım ayında adeta bir canlılık yaşanıyor. Özellikle 15-25 Kasım Tarihleri arasındaki 18. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali, Kasım ayında Ankaralı tiyatroseverler için pek çok farklı alternatif sunuyor. Bunun yanı sıra turne oyunlarının da artık yavaş yavaş Ankara'ya gelmesiyle beraber, şehir biraz dahi olsa tiyatro anlamında hareketlilik kazanacak gibi kasım ayında.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz.

1- Çalıkuşu (Ankara Devlet Tiyatrosu):

 
Çalıkuşu Afiş
Neşat Nuri Güntekin'in kaleminden çıkan ve edebiyatımızın en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilen Çalıkuşu yıllardır ülke çapında pek çok tiyatro tarafından pek çok kez sahnelenmiş bir eser. Hatta eserin yıllar boyunca filmleri çekildi, dizileri televizyonlarda yayınlandı. (Şu anda da güncel bir versiyonu yayınlanıyor hatta).  Necati Cumalı tarafından oyunlaştırılan eser, Halil Akarsu rejisiyle Ankara Devlet Tiyatrosunca bu yıl sahneleniyor. Devlet Tiyatrolarının bu yılki yerli oyun politikalarına paralel olarak çıkan oyun 22 Ekim tarihinde prömiyerini yapacak. Oyun kalabalık kadrosuyla dikkat çekiyor ve Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimlerinin yakından tanıdığı isimler oyunda yer alıyor.

Hiç şüphesiz bu sezonun önemli prodüksiyonlarından birisi Çalıkuşu. Zaten Ankara izleyicisi de oyuna epey ilgi göstermiş durumda. Neredeyse 1 hafta boyunca temsillerine yer bulmak mümkün değil. Oyunu izlemeden bir yorum yapmak da zor, fakat izlenmesi gerekecektir zira bu yılki yerli oyunlar arasında en ön plana çıkan oyun gibi duruyor.Akün sahnesinde sahnelenecek oyun şu ana kadar açıklanan programa göre Kasım ayını da kapsayacak şekilde temsillerini sürdürecek.

2- Jerry ve Tom (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Jerry ve Tom Afiş
Farklı dekoruyla dikkat çeken oyun, Ankara Devlet Tiyatrosunda geçen yılın en dikkat çekici yapımlarından birisi olarak hafızalara kazınmıştı, bu yıl da tekrar sahnelenmeye başlıyor ve tekrardan gördüğü rağbet oldukça fazla. Oyuna bilet bulmak neredeyse imkansız. İki kiralık katilin hayatlarından kesitler anlatan oyunun yönetmen koltuğunda İlham Yazar var. Şu hayatta oyunu bilmeden, sadece yönetmen ismine bakıp oyununa gideceğim 2-3 kişiden birisi. Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeden önce yine İlham Yazar yönetmenliğinde yıllar önce, Erdal Beşikçioğlu'nun sahibi olduğu Dib Sahne'de sahnelenmişti bu oyun. Fakat çok az gösterim yapıldığı aklımda kalmış. 

Yastık Adam'dan sonra yine Ankara izleyicisine oldukça farklı bir deneyim sunuyor Jerry ve Tom. Gerilim, dram, komedi unsurlarını bir arada taşıyan oyunda en dikkat çekici unsur hiç şüphesiz izleyicilerin oturduğu dönme mekanizmalı oturma sistemi. Özellikle Özgür Öztürk'ün başarılı performansıyla izleyicilerden tam not alan oyun 23-24-26 Ekim 2013 tarihlerinde Stüdyo Sahne'de ve biletler tükenmiş durumda.
3- Cesaret Ana ve Çocukları (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Cesaret Ana ve Çocukları Afiş
Epik Tiyatro'nun kurucusu, Berthol Brecht'in en başarılı oyunlarından biri sayılan Cesaret Ana ve Çocukları, geçtiğimiz yıl İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde sahnelenmişti. Oyun bu yıl da İrfan Şahinbaş sahnesinde temsillerine devam edecek ve gelen çok olumlu yorumlarla beraber oyuna yer bulmak neredeyse imkansız. Artık galiba İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde düzenlenen her oyuna yer bulmak oldukça zor olacak Ankara izleycisi için, zira Ankara izleyicisi de bu sahnede sahnelenen klasik sahnelenmelerin dışındaki oyunları oldukça benimsemiş ve sevmiş durumda. 

Ayşe Emel Mesci rejisinde sahnelenen bu oyunu henüz izleme fırsatı bulmasam da hem gelen tepkilerin oldukça olumlu olması hem de İrfan Şahinbaş Sahnesinin yenilikçi rejilere müsait bir ortam sunmasıyla, izlenme listesine alınması gereken oyunların başında geliyor. Ayrıca bir Brecht klasiği olarak oyunda yer alan Orkestra da, izleyicinin ilgisini çekebilecek nitelikte. Oyun 30-31 Ekim 2013 tarihlerinde İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenecek. Kısa bir not, oyunun süresinin uzunluğu ile İrfan Şahinbaş sahnesinin uzaklığı çekinceler yaratmasın. Zira Büyük Tiyatro önünden oyundan 1 saat önce servis kalkıyor. Aynı şekilde oyun bitiminde de servisler izleyicileri Büyük Tiyatro'ya ücretsiz taşıyor.

4- Teneke (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Teneke Afiş
Usta yazar Yaşar Kemal'in aynı adlı eserinden sahneye taşınan oyunda, Çukurova bölgesine atanan idealist bir kaymakam'ın çıkarları için insanların ölmesine dahi göz yumman Çeltik Ağaları ile olan mücadelesi ve halkın bu mücadele esnasında gösterdiği kabullenmişlik, çaresizlik sahneye taşınıyor. Epik tarzda sahnelenen oyunda izleyiciye sadece mesajlar verilmekle kalmıyor aynı zamanda oldukça duygusal bir dram izleyicileri bekliyor. Kaymakam'ın çaresizliği ve halkın kabüllenmişliği adeta Franz Kafka'nın Davasındaki Joseph K.'nın çaresiz yolculuğu ve mücadelesini andırıyor.

Hikaye, oyunun sahnelenişi, yer yer izleyiciyi tebessüm ettiren sahneler bir bütün olarak gerçekten başarılı bir oyun çıkarmış karşımıza. Fakat tüm bunların yanı sıra Cem İdiz tarafından bestelenen oyunun müzikleri tek kelimeyle olağanüstü ve gerçekten oyunun dramatik yapısıyla bir bütünlük içerisinde yer alıyor. Tellal rölüyle Nusret Şenay ve Resül rolüyle Şahin Ergüney ise tek kelimeyle mükemmel birer oyunculuk örneğini sahneye taşıyorlar. Diğer oyuncuların performansları da görülmeye değer. Güral Tombul rejisindeki oyunu 22-25-27-29 Ekim  ve 1-3 Kasım tarihlerinde Büyük Tiyatro izlemek mümkün.

Son bir not benim gibi sahnede silah gördüğünde panik yapan tiyatroseverlere. Çehov bir kere demiş sahnede görülen / duvarda asılı olan silah oyunun sonunda muhakkak patlar diye. Belki oyun sonunda değil ama oyunun bir yerlerinde o silahlar illaha ki patlıyor, ama yarattığı gerilimi karşılamayacak kadar cılız bir şekilde. Silah patlama gerilimi yaşayıp oyunu takip edemeyen tiyatroseverler bu uyarıyı dikkate alırlarsa benim gibi bazı replikleri yaşadıkları gerilimden kaçırmamış olurlar.

5- Kuklacı (Tiyatro Kafe):

Kuklacı Afiş
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Oyun 26 Ekim tarihinde Ritüel Sanat Merkezinde sahnelenecek.

6- Kadınlar Aşklar Şarkılar (Domus Sanat Çiftliği):

Kadınlar Aşklar Şarkılar Afiş
Geçen yıl Ankara'da sahnelenen en dikakt çekici yapımlardan birisiydi. Kadınlar Aşklar Şarkılar. Oyun Domus Sanat Çiftliği tarafından, ki kendileri Ankara'da butik tiyatro/alternatif tiyatro konseptine belki de en çok yaklaşan tiyatrodur, sahneleniyor. Şamil Yılmaz tarafından yazılan oyunun yönetmen koltuğunda Serdest Vural var. Oldukça övgü alan başarılı performansıyla Ahmet Melih Yılmaz bu tek kişilik oyunda izleyiciyle buluşuyor.

Oyunun tanıtımı şu şekilde: "
“Kadınlar Aşklar Şarkılar”, trans kadınların çocukluklarına, aşklarına ve ölümlerine adanmış tek kişilik fakat çok’sesli bir oyundur.
Tüm sesler, hikâyelerini doğrudan seyirciye anlatırlar. Fakat seyirci, alıştığımız seyirci değildir artık. Adı aşkla, arayışla, özlemle ve ölümle iç içe geçmiştir şimdi. Her kadın, ölüme doğru yol alırken, varlığı seyircide somutlaşmış bu belirsiz kişiye doğru seslenir. Aşkların, ölümlerin, arayışların asıl muhatabı bu belirsiz kişidir çünkü:
"belki bin yıldır burdayız biz"

Ankara'da kalıplaşmış, klasik oyunlardan sıkılan izleyici için ilaç gibi gelecek bir oyun. 22-29 Ekim 2013 Salı günü Eski Yeni'de sahnelenecek oyuna ilişkin bilgileri Domus Sanat Çiftliğinin Facebook sayfasında bulmak mümkün.

7- Diğer Oyunlar:
 
- Ankara Devlet Tiyatrosu:  En Son O Gitti, Aşk Hastası, Nereye, Nehir, Bizim Yunus, İki Kalas Bir Heves (Van DT), Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı, Ramiz ile Jülide, Miyhavlar Tiyatrosu (Çocuk Oyunu), Keloğlan Keleşoğlan (Çocuk Oyunu), Karlar Kraliçesi (Çocuk Oyunu)

- Başkent Oyun Atölyesi: Adaptasyon Hayvanı (26 Ekim 2013 Cumartesi), Doğaçlama Geceleri (25-27 Ekim 2013)

İstanbul Tiyatro Topluluğu: Bir Delinin Hatıra Defteri (26 Ekim 2013 Cumartesi) 

- Tiyatro Kafe: Dehşet Odası (23 Ekim 2013 Çarşamba)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Halktan Biri (25 Ekim 2013 Cuma), Selamün Kavlen Karakolu (26-27 Ekim 2013) 

- Mavi Sahne: Hiç - Neyzen Tevfik (26 Ekim 2013 Cumartesi)

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (25-26-27 Ekim 2013)

- Başkent Tiyatroları: Tipe Bak (26 Ekim 2013 Cumartesi)

- Çocuk OyunlarıAslan Nasıl Başkan Oldu, Başa Bela Mikroplar, Bremen Mızıkacıları, Caretta Caretta, Hiçyemez Prenses, Keloğlan Veziroğlan, Kırmızı Başlıklı Kız Çocuk Müzikali, Nasreddin Hoca'nın Sihirli Eşeği, Nasreddin Hoca ve Masal Perisi, Papi'nin Kukla Dünyası, Ponpon Kuyruğun Pastası, Tom ve Jerry

7 Ekim 2013 Pazartesi

Ankara Tiyatro Rehberi 11 (8 Ekim 2013 - 16 Ekim 2013)

Ankara'ya kış erken geldi. Havalar pek soğuk bu aralar. Anlaşılan bu yıl sıcaklara epey süre veda etmemiz gerekecek. Hava şartları kötüye devam ede dursun Ankara Tiyatro etkinlikleri pek cansız hala. Özel Tiyatrolar adeta nadasa bırakılmış gibi. Bu yıl Devlet Tiyatroları ve turne oyunları dışında çok fazla seçenek bulamayacak gibi Ankara izleyicisi. Yılların handikapı hala devam ediyor. Ankara izleyicisinin yeni ve güzel oyunlara açlığı bir türlü giderilemedi.

Kanımca bol yerli oyun politikasıyla Devlet Tiyatrolarının bu yılki programı da oldukça tatsız. Ama yine de ihmal edilmemesi, görülmesi gereken oyunlar var. Ayrıca açıklanan program da fena sayılmaz. Devlet Tiyatroları kaliteli oyunlar yapması gerektiği kadar, insanlara tiyatro kültürü de aşıma misyonu taşımalı. Bu amaçla Devlet Tiyatroları emekçilerinin emeklerini göz ardı etmek olmaz. Yeni dönemde Serhat Nalbantoğlu döneminden sonra Şekip Taşpınar yönetiminde bakalım nasıl bir politika izleyecek Ankara Devlet Tiyatrosu. Çok başarılı bir oyuncudur Taşpınar. Bu yönetimsel değişiklikle kendisini uzun süre sahnelerde göremeyeceksek bu biz Ankara Tiyatroseverler için oldukça üzücü.

Bu rehberde de her zamanki gibi haftanın öne çıkan oyunlarına değinip, sahnelenecek bütün oyunlara da yer vereceğiz. Bu rehbere dair iki not. 1) 15 Ekim 2013 Salı günü, Bayram dolayısıyla Devlet Tiyatrolarında temsil olmayacak. 2) Yan tarafta bir sonraki çekiliş ile ilgili bir anket var. Fikrinizi beyan ederseniz harika olur.

1- Hayvan Çiftliği (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Hayvan Çiftliği Afiş
Yeni sezon Devlet Tiyatroları oyunları arasındaki az sayıda yabancı oyunlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor Hayvan Çiftliği. Benim bu sezon en çok merak ettiğim yapımların da başında geliyor. Geçen yıl Ankara izleyicisi Erdal Beşikçioğlu yönetiminde gençlerden kurulu bir kadro ile Stüdyo Cer'de izlemişti bu oyunu. Oyunun Stüydo Cer sahnelenişi ile ilgili inceleme daha önce bu blog'da da yapılmıştı. Buradan ulaşabilirsiniz. 

Oyunun yönetmen koltuğunda Barış Erdenk var. Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir rejisör kendisi. Bu sebepten ötürü de Hayvan Çiftliğinin rejisi merak konusu. İster istemez bir yıl önce başka bir tiyatroca sahnelenmesinden ötürü, Ankara izleyicisi iki oyun arasında karşılaştırmalar yapacaktır. Bu oyun için ve yönetmen için bir handikap olsa da gerçekten bu yılın en heyecanlandırıcı projelerinden birisi ve çok başarılı bir yapım Ankara izleyicisini bekliyor. George Orwell'in unutulmaz romanından Peter Hall tarafından sahneye uyarlanan oyun 2 Ekim 2013 günü prömiyerini yaptı ve oldukça iyi yorumlar aldı. Oyun'un İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenmesi de oldukça farklı bir reji ve dekor göreceğimizin habercisi. Bu yılın en çok ilgi gören oyunlarından olacaktır. Biletler neredeyse çıktığı anda tükeniyor kısacası Ankara izleyicisinin ilgisi büyük. Oyun 9-10-12-16-17 Ekim tarihlerinde İrfan Şahibaş Sahnesinde sahnelenecek.

2- Kuklacı (Tiyatro Kafe):

Kuklacı Afiş
Cafe Tiyatro ve Bar Tiyatrosu konseptlerine karşı ve mesafeli olsam da tiyatro adına yapılan her çalışma takdiri hak etmeli. Cantuğ Turay yönetimindeki Tiyatro Kafe / Ritüel Sanat Merkezi de Ankara'da yıllardır istikrarlı bir şekilde faaliyet gösteren tiyatroların başında geliyor. Dediğim gibi bu konseptteki oyunlara karşı ve mesafeliyim fakat yıllardır yetenekli oyuncular bu sahnede izleyiciyle buluşuyor.

Kuklacı oyunu ise ilginç bir oyun. Aslında Cafe Tiyatro konseptinde düşünülmesi enteresan. Zira oyun bir gerilim. Cafe Tiyatrolarda görmeye alışık olduğumuz komedi unsurundan uzak ve hatta çok göndermeli, bol altmetinli izleyiciyi oldukça etkileyecek bir texte sahip. Gardner Mckay tarafından yazılan oyunun orjinal ismi "Toyer" yani esasen "Oyuncakçı" anlamına geliyor. Kurbanlarını bir ilaç ile paralize edip onları birer oyuncak'a/kukla'ya dönüştüren ve öldüren bir seri katil ile, bu seri katil üzerine araştırmalar yapan bir psikoloğun hikayesini anlatıyor. Oyucakçı ismi yerine Kuklacı ismi tercih edilmiş. Oyun metnini bilen birisi olarak bunun yanlış bir seçim olmadığını aksine oyunu iyi yansıttığını düşünüyorum. Oyun daha önce Oyun Atölyesi tarafından da sahnelenmişti ülkemizde.

Alternatif Tiyatro eksikliği çeken Ankara'ya yeni bir soluk getirebilir bu oyun. Her ne kadar Cafe Tiyatro konseptli bir yerde sahneleniyor olsa da yer yer In-Yer Face yer yer bol gerilimli ama özellikle sağlam metni ve göndermeleriyle dikkat çeken bu oyunu izlemekte fayda var. Oyunun texti gerçekten harika. Karakterlerin isimlerinden kullanılan metaforlara kadar yazar başarılı bir altmetin hazırlamış. Temsiller 9 ve 30 Ekim tarihlerinde Ritüel Sanat Merkezinde.

3- Kösem Sultan ( Ankara Devlet Tiyatrosu):

Kösem Sultan Afiş
Şahsi olarak tarihi içerikli ve kalabalık castlı oyunları sevmesem de Ankara Devlet Tiyatrosu yıllardır bu tarz oyunları sahneliyor. Genç Osman, Hürrem Sultan, Kerbela gibi oyunlar akla ilk gelen örnekler. Fakat bu tarz oyunların genel izleyici kitlesi tarafından oldukça beğeniliyor. Turhan Oflazoğlu tarafından kaleme alınan oyunun yönetmen koltuğunda Murat Atak var. Oldukça kalabalık kadrosuyla dikkat çeken oyunda, Elvin Beşikçioğlu, Mithat Erdemli, Yavuz Sepetçi, Tolga Çiftçi gibi Ankara Tiyatro izleyicisinin aşina olduğu pek çok başarılı oyuncu kadroda yer alıyor.

Oyun adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı İmparatorluğu'nun en etkili kadın sultanlarından birisi olarak kabul edilen 4. Murad'ın Annesi Kösem Sultan'ın hikayesi üzerine kurulu.  1 Ekim 2013 Salı günü prömiyerini yapan oyun 8-9-10-11-12-13 Ekim 2013 tarihlerinde Cüneyt Gökçer Sahnesinde Sahnelencek ve temsillerine kısa bir süre ara verecek.

4- Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Meraklısı için Öyle Bir Hikaye Afiş
Stüdyo Sahne ve İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenen oyunlar benim için her zaman daha ilgi çekici olmuştur. Zira bu sahnelerde yönetmene sınırsız özgürlük imkanı tanınır reji olarak. Gerçek anlamda belli bir sahne yokken yönetmenin yaratıcılığı ile ortaya gerçekten çok güzel projeler çıkmaktadır. Yıllar önce sahnelenen Yakup Kadri'nin Yaban oyunu bile, İrfan Şahinbaşta adeta baştan doğmuş ve yepyeni bir çehreye bürünmüştü. Stüdyo Sahne ve İrfan Şahinbaş, klasik tiyatro'dan başka alternatif arayanlar için bir mola noktası gibi adeta.

Bu noktada Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye 3 anlamda çok ilgi çekici. Öncelikli olarak Sait Faik Abasıyanık'ın etkileyici yapıtlarından, hayatından, oyunlaştırılan oyun hikaye anlamında Türkiye'nin en önemli kalemlerinden birsine eserin ev sahipliği yapıyor. Tabi bu noktada bu derlemeyi yapan ve oyunlaştırmayı gerçekleştiren Savaş Dinçel'in olduğunu belirtmekte fayda var. İkincil olarak oyunun yönetmen koltuğunda, Ankara Devlet Tiyatrosu izleyicilerinin çok beğendiği birsi var. Murat Çidamlı. 3. olarak ise yukarıda belirttiğim faktör. Oyunun Stüdyo Sahne'de sahneleniyor oluşu bu geniş seçki için sınırsız bir reji imkanı tanıyor. Kesinlikle sezonun en çok ilgi çekecek oyunlarından.

Yıllarca İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiş bu oyunun Ankara Devlet Tiyatrosu yorumu oldukça iyi eleştiriler almış durumda. Oyun 1 Ekim Salı günü prömiyer yaptı. 8-11-13 Ekim tarihlerinde de Stüdyo Sahne'de temsillerini sürdürecek.

5- Teneke (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Teneke Afiş

Usta yazar Yaşar Kemal'in aynı adlı eserinden sahneye taşınan oyunda, Çukurova bölgesine atanan idealist bir kaymakam'ın çıkarları için insanların ölmesine dahi göz yumman Çeltik Ağaları ile olan mücadelesi ve halkın bu mücadele esnasında gösterdiği kabullenmişlik, çaresizlik sahneye taşınıyor. Epik tarzda sahnelenen oyunda izleyiciye sadece mesajlar verilmekle kalmıyor aynı zamanda oldukça duygusal bir dram izleyicileri bekliyor.

Hikaye, oyunun sahnelenişi, yer yer izleyiciyi tebessüm ettiren sahneler bir bütün olarak gerçekten başarılı bir oyun çıkarmış karşımıza. Fakat tüm bunların yanı sıra Cem İdiz tarafından bestelenen oyunun müzikleri tek kelimeyle olağanüstü ve gerçekten oyunun dramatik yapısıyla bir bütünlük içerisinde yer alıyor. Tellal rölüyle Nusret Şenay ve Resül rolüyle Şahin Ergüney ise tek kelimeyle mükemmel birer oyunculuk örneğini sahneye taşıyorlar. Diğer oyuncuların performansları da görülmeye değer. Güral Tombul rejisindeki oyunu 8-11-13-18 Ekim tarihlerinde Büyük Tiyatro izlemek mümkün.

Son bir not benim gibi sahnede silah gördüğünde panik yapan tiyatroseverlere. Çehov bir kere demiş sahnede görülen / duvarda asılı olan silah oyunun sonunda muhakkak patlar diye. Belki oyun sonunda değil ama oyunun bir yerlerinde o silahlar illaha ki patlıyor, ama yarattığı gerilimi karşılamayacak kadar cılız bir şekilde. Silah patlama gerilimi yaşayıp oyunu takip edemeyen tiyatroseverler bu uyarıyı dikkate alırlarsa benim gibi bazı replikleri yaşadıkları gerilimden kaçırmamış olurlar.


6- Diğer Oyunlar:
  
- Ankara Devlet Tiyatrosu:  Sarı Naciye, Nalınlar, Para, Mevlana - Aşk ve Barış Çığlığı, Ramiz ile Jülide

- Ankara Halk Tiyatrosu: Jeanne D Arc'in Öteki Ölümü (11-12 Ekim 2013)

- Başkent Tiyatroları: Işık Görünüyor (8-9 Ekim 2013), Aşkın Pazarı (12 Ekim 2013 Cumartesi) 

- Başkent Oyun Atölyesi: Doğaçlama Geceleri (11-18 Ekim 2013 Cuma)

- Tiyatro Kafe: Matruşka (12 Ekim 2013 Cumartesi)