kayıp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayıp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2012 Çarşamba

Ankara Tiyatro Rehberi 3 (15 Kasım 2012 - 22 Kasım 2012)

Bu hafta, Ankaralılar açısından tiyatro için zengin bir hafta. Normal gösterimlerin yanı sıra, 16 Kasımda başlayacak 17. Uluslararası Tiyatro Festivali ile Ankaralı tiyatroseverler çok sayıda oyunu izleme fırsatı bulacak. Festivalle ilgili yazıda da belirttiğim üzere, festivaldeki oyunların pek heyecan verici olmamalarına rağmen, farklı oyunları izlemek için iyi bir fırsat. Bunun yanı sıra her zamanki gibi devlet tiyatroları, özel tiyatrolar ve turne oyunları da son sürat performanslarına devam ediyorlar. Yine, önceki rehberlerde olduğu gibi önce haftanın öne çıkanlarına değineceğiz, sonra bu haftaki tüm oyunlara yer vereceğiz. Oyun başlıklarına tıklayarak oyun biletlerine ve oyun sayfalarına ulaşmanız mümkün. 

1- Cyrano de Bergerac (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Durukan Ordu, Rab Şeytana Dedi ki performansından
Edmond Rostand'ın unutulmaz oyunu, ünlü burun tiradıyla hafızalarımıza kazınan Cyrano de Bergerac, 16 Kasım'da Prömiyerini yapıyor ve tiyatroseverlerle buluşuyor. Bugüne kadar hem devlet tiyatroları bünyesinde hem özel tiyatrolarda pek çok kez oynanmış, defalarca filmi çekilmiş unutulmaz bu oyunun rejisi Işıl Kasapoğluna ait. Cyrano rolünde Durukan Ordu'yu izleyeceğiz. Şimdi buraya bir parantez açmak gerek, zira neredeyse tiyatroya dair bütün olumlu gelişmeler bir araya toplanmış. Hem muhteşem, unutulmaz bir oyun metni, hem devlet tiyatroları bünyesindeki en başarılı yönetmenlerden Işıl Kasapoğlu hem de Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesindeki en başarılı oyunculardan Durukan Ordu aynı oyunda bir araya geliyor. İzleyiciyi heyecanlandırmak için yeterli nedenler. Oyun metni bilinmese bile, Işıl Kasapoğlunun heyecan yaratan rejisörlüğü, Durukan Ordu'nun nefis oyunculuğu bile bu oyuna baştan puan kazandırırdı. 16 Kasımda prömiyer yapacak oyun, 17 ve 18 Kasım tarihlerinde de Cüneyt Gökçer Sahnesinde olacak.

2- Jerry ve Tom (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Jerry ve Tom
Farklı dekoruyla dikkat çeken oyun, Ankara Devlet Tiyatrosunda bu yılın gözdelerinden şimdiden olmuş durumda. Bilet bulmak neredeyse imkansız. İki kiralık katilin hayatlarından kesitler anlatan oyunun yönetmen koltuğunda İlham Yazar var. Şu hayatta oyunu bilmeden, sadece yönetmen ismine bakıp oyununa gideceğim 2-3 kişiden birisi. Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeden önce yine İlham Yazar yönetmenliğinde yıllar önce, Erdal Beşikçioğlu'nun sahibi olduğu Dib Sahne'de sahnelenmişti bu oyun. Fakat çok az gösterim yapıldığı aklımda kalmış. Yastık Adam'dan sonra yine Ankara izleyicisine oldukça farklı bir deneyim sunuyor oyun. Gerilim, dram, komedi unsurlarını bir arada taşıyan oyunda en dikkat çekici unsur hiç şüphesiz izleyicilerin oturduğu dönme mekanizmalı oturma sistemi. Oyun 23-25-27 Kasım 2012 tarihlerinde Stüdyo Sahne'de ve biletler tükenmiş durumda. Bir ay kadar önce biletim olmasına rağmen rahatsızlığımdan dolayı oyuna gitmediğime şimdiden pişmanım.

3- Cesaret Ana ve Çocukları (Ankara Devlet Tiyatrosu):

Cesaret Ana ve Çocukları
Önceki rehberimizden alıntılayalım, Epik Tiyatro'nun kurucusu, Berthol Brecht'in en başarılı oyunlarından biri sayılan Cesaret Ana ve Çocukları, İrfan Şahinbaş Atölye sahnesinde sahneleniyor. Ayşe Emel Mesci rejisinde sahnelenen bu oyunu henüz izleme fırsatı bulmasam da hem gelen tepkilerin oldukça olumlu olması hem de İrfan Şahinbaş sahnesinin yenilikçi rejilere müsait bir ortam sunmasıyla, izlenme listesine alınması gereken oyunların başında geliyor. Ayrıca bir Brecht klasiği olarak oyunda yer alan Orkestra da, izleyicinin ilgisini çekebilecek nitelikte. Oyun 15-17-21-22-24 Kasım tarihlerinde İrfan Şahinbaş sahnesinde sahnelenecek. Kısa bir not, oyunun süresinin uzunluğu ile İrfan Şahinbaş sahnesinin uzaklığı çekinceler yaratmasın. Zira Büyük Tiyatro önünden oyundan 1 saat önce servis kalkıyor. Aynı şekilde oyun bitiminde de servisler izleyicileri Büyük Tiyatro'ya ücretsiz taşıyor.

4- Kayıp (Craft Tiyatro / Ankara Tiyatro Festivali):

Kayıp
Programını hiç beğenmediğim, festival yazısında da belirttiğim üzere başvuran ekiplerden pek çok kaliteli oyunun dahil edilmediği 17. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalinin belki de en ilgi çekici oyunu, süprizi. Kayıp/Mercy Seat, Craft Tiyatro'nun in-yer face türündeki oyunu. Bu blogda da ileride üzerinde değinmek istediğim bir akım, in-yer face ve özellikle son yıllarda ülkemizde DOT'un başını çekmesiyle giderek yaygınlaşıyor. Tür olarak festivalin belki de en ilgi çekici oyunu. Oyun 11 Eylül 2001 ve sonrasına, bu olayların insanlar üzerindeki etkilerine ışık tutuyor. Oyun hakkında hem olumlu hem olumsuz eleştiriler bulmak mümkün. Fakat, bu tarza ilgi duyanların, kaçırmamaları gerektiğini düşünüyorum. Hele hele böyle yavan bir festivalde, çölde vaha gibi. Oyun 21 Kasım 2012 Çarşamba günü Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

5- Hayvan Çiftliği (Stüdyo Cer):

Hayvan Çiftliği
Yine ilk rehberimizde bahsettiğimiz üzere; Ankara'daki özel tiyatroların üretim azlığına inat ilaç gibi gelen bir oyun Hayvan Çiftliği. Cer Modern bünyesinde kurulan Stüdyo Cer'de sahnelenen oyun, dünyaca ünlü yazar George Orwell'in aynı adlı romanını Erdal Beşikçioğlu rejisiyle sahneye taşıyor ve farklı sahnelenişi, farklı tarzıyla dikkati çekiyor. Uzun zamandır Ankara'da görülmemiş bir renk katıyor Ankara Tiyatro hayatına. Romanda geçen meşhur, Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir, sözünü afişine taşıyan bu oyun kaçırılmaması gereken oyunlar listesinde en tepeye oynuyor. Son yıllarda bir kaç farklı devlet tiyatroları yapımına oldukça ilgi gösteren Ankara izleyicisi şimdiden bu oyunu da oldukça sahiplenmiş durumda ve biletler kısa sürede tükeniyor. Erdal Beşikçioğlu hem oyunculuk hem de rejisörlük anlamında farklı işler yapmaya devam etmesi de oldukça güzel. Zira artık klasik kalıplı oyunlar izleyicinin ilgisini pek çekmiyor. Oyun 15-20-21 Kasım tarihlerinde Stüdyo Cer'de sahnelenecek.

6- Van Gogh (Tiyatro Gerçek): 

Van Gogh
Hakan Gerçek'in kurmuş olduğu Tiyatro Gerçek tarafından sahnelenen bu oyun, turnesi kapsamında Ankara'ya uğruyor. Van Gogh'un hayatının sahnelendiği bu tek kişilik oyun başarılı oyunculuğu ile dikkat çekiyor. Özellikle turne kapsamında Ankara izleyicisi ile buluşacak olması sebebiyle bu oyun da bu haftanın dikkat çeken oyunları arasında yerini alıyor. Oyun 15-16-17 Kasım tarihlerinde ise Şinasi Sahnesinde Sahnelenecek. Oyunun biletlerine şuradan ulaşabilirsiniz.

7- Ben Bertolt Brecht - İnsanlarım - Marx'ın Dönüşü - Kerem Gibi - Nereye Gidiyoruz Azizlikler (Dostlar Tiyatrosu / Turne):

Marx'ın Dönüşü
Dostlar tiyatrosu Ankara turnesi kapsamında, 5 farklı oyunla izleyici karşısına çıkacak. Genco Erkal'ın muhteşem performans gösterdiği bu oyunlar için ayrı ayrı fazla şey söylemek pek mümkün değil. Ankaralı tiyatroseverler için, Dostlar Tiyatrosunu ve Genco Erkal'ı izlemek için eşssiz bir fırsat. Festival haftasına denk gelmesi biraz şanssızlık olsa da yine de bu 5 oyundan en az 1 tanesine gidilmesi görülmesi gerekiyor. Ne yazık ki bilet fiyatları biraz can sıkıcı. İstanbul'da oldukça yüksek olan özel tiyatroların fiyatları, Ankaralılar için alışılmadık seviyede. Ben Bertolt Brecht 18 Kasım'da, İnsanlarım-Nazım Hikmet 19 Kasımda, Nereye Gidiyoruz Azizlikler 20 Kasımda, Kerem Gibi 21 Kasım'da ve Marx'ın Dönüşü 22 Kasım'da ODTÜ KKM'de. Biletler Biletix üzerinden satılıyor. Günlerin de art arda olması biraz sıkıntılı bir durum yaratmış fakat dediğim gibi bu 5 oyundan en az 1 tanesine gidilip, Dostlar Tiyatrosunu ve Genco Erkal'ın muazzam performansını izlemek gerekiyor.

8- Diğer Oyunlar:

444
- Ankara Tiyatro Festivaliİmparatorluk Kuranlar, Hamlet, Hayvanat Bahçesi Öyküsü, Daf / Kapan, Ben Anadolu, Sezuan'ın İyi İnsanı, Sınır, 444, Münasebetsiz, Paşa Anam, Bir Güvercin Kanadında Yaşıyoruz İnadına, Kamelyalı Kadın, Üfürükçü, Münasebetsiz, Ermişler ya da Günahkarlar, İnsan Sesi, Musahipzade ile  Temaşa, Yüzyılın Aşkı, Tom Dick ve Harry, Aşk Her Yerde

Ankara Devlet Tiyatrosu: 33 Varyasyon, Bir Kahve Molası - Karıncalar, Hürrem Sultan, Dönülmez Aşkın Ufkundayız, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, Boğaç Han (Çocuk Oyunu), Soğuk Bir Berlin Gecesi, Huzur Çıkmazı, Kış Gelmeden, Krem Karamel

- Müjdat Gezen Tiyatrosu: 1881 (16-17 Kasım 2012)

- Tiyatro Tempo: Bir Beckett Oynamak (16 Kasım 2012 Cuma)

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Bir Güvercin Kanadında Yaşıyoruz İnadına (16 Kasım 2012 Cuma)

- Düş Kapanı: Deli Saçması (16-20 Kasım 2012)

- Tiyatro Kafe: Kuklacı (17-25 Kasım 2012), Şu İşe Bak (21 Kasım 2012)

- Meydan Sahnesi: Sakıncasız (17-24-28 Kasım 2012)

- Ankara Sanat Tiyatrosu: Selamün Kavlen Karakolu (17-18-24-30 Kasım 2012), Zübük (16-25 Kasım 2012)

- Antares Sanat Merezi: Sözler (17-18-24 Kasım 2012)

- Mavi Sahne: Tuluatmasyon (16-17 Kasım 2012)

- Black Model: Yanlış Numara - İki Kişilik Yanlışlık (21 Kasım 2012 Carşamba)

11 Kasım 2012 Pazar

17. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali

17. Ankara Tiyatro Festivali
TAKSAV'ın düzenlediği, Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali bu yıl 17. kez, 16-26 Kasım 2012 tarihlerinde  Ankaralı tiyatroseverler ile buluşacak. Festival'de pek çok oyunun yanı sıra sokak tiyatroları ve atölye çalışmaları da yer alacak. Festivalin içeriğine geçmeden önce, festivalin oyun kısmının bu yıl da oldukça zayıf olduğunu belirtmek gerekiyor. Zira festivale başvurusu kabul edilen oyunlardan dikkat çeken ve heyecan uyandıran pek çok oyun ne yazık ki festival programına alınmadı. Ankara'da zaten düzenlenen tiyatro festivallerinin sınırlı sayıda olması bir yana, Ankara izleyicisinin izleme imkanı bulamayacağı pek çok oyunu izleme şansının da bu şekilde ellerinden alınması bir noktada üzücü. Tabi ki bu noktada, kabul edilen bu oyunların neden festival programına alınmadığını bilmediğimizden dolayı, bu konuda yapılacak yorumlar yanlış olabilir. 

Öncelikle, festivale kabul edilen ancak festival programına dahil edilmeyen oyunlara bir bakalım. Craft Tiyatro'nun, Philip Ridley'in oyunu olan Uğrak Yeri, İstanbul'da oldukça iyi eleştiriler alan bir oyun almasına rağmen festival programına dahil edilmemiş. Şahsi olarak hem Philip Ridley'in yazdığı bütün oyunları oldukça ilgi çekici bulurken ve oyunun yönetmeni Sami Berat Marçalı'nın, son yıllarda özellikle Tiyatro Sıfırnoktaiki / İkincikat ile çok özgün ve başarılı işler yaptığı ortadayken, bu oyunun Ankara'da da sahnelenmesini beklerdim. Hafızam beni yanıltmıyorsa, geçtiğimiz sene yine Sami Berat Marçalı'nın yönettiği bir İkincikat oyunu Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali programına alınmamış fakat Adana Tiyatro Festivali kapsamında gösterilmişti. Yine bu noktada Sami Berat Marçalı'nın yazdığı, İkincikat oyunu Yalnızlar Kulübü'nün de program dahiline alınmaması oldukça şaşırtıcı. Ekip Tiyatrosunun, Parti ve Largo Desolato oyunları da program dahiline alınmayıp beni oldukça şaşırtan oyunların başında geliyor. 

Ermişler ya da Günahkarlar
Festival programında öne çıkan oyunlara gelecek olursak. İmparatorluk Kuranlar, Boris Vian'ın kaleminden çıkan muhteşem bir oyun. 2 Yıldır İstanbul Devlet Tiyatroları bünyesinde de sahneleniyor ve bu festival kapsamında İzmir Yenikapı Tiyatrosu tarafından, 17 Kasım 2012 Cumartesi Günü, Yenimahalle Belediyesi Dört Mevsim Tiyatro Salonunda sahnelenecek. İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenen oyun kadar başarılı mıdır bilemiyorum fakat, konu itibariyle kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Yine konusu itibariyle dikkat çeken bir başka oyun, Ermişler ya da Günahkarlar. Anthony Horowitz tarafından kaleme alınan bu oyun, festival kapsamında Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nca 21 Kasım Çarşamba günü Şinasi sahnesinde sahnelenecek. Psikolojik gerilim tarzı taşıyan bu oyun da festivalin dikkat çekenleri arasında. 

Kayıp
Kayıp/Mercy Seat, Craft Tiyatro'nun in-yer face türündeki oyunu. Bu blogda da ileride üzerinde değinmek istediğim bir akım, in-yer face ve özellikle son yıllarda ülkemizde DOT'un başını çekmesiyle giderek yaygınlaşıyor. Tür olarak festivalin belki de en ilgi çekici oyunu. Oyun 11 Eylül 2001 ve sonrasına, bu olayların insanlar üzerindeki etkilerine ışık tutuyor. Oyun hakkında hem olumlu hem olumsuz eleştiriler bulmak mümkün. Fakat, bu tarza ilgi duyanların, kaçırmamaları gerektiğini düşünüyorum. Hele hele böyle yavan bir festivalde, çölde vaha gibi. Oyun 21 Kasım 2012 Çarşamba günü Ankara Sanat Tiyatrosunda sahnelenecek.

Festivalin şüphesiz, en dikkat çeken bir diğer oyunu ise Talimhane Tiyatrosu'nun, Pippa'sı. Bir kaç yıl önce ülkemizde yaşanan acı olayı sahneye taşıyan oyunda, dünya barışı için İtalya'dan Kudüs'e otostop ile gitmeyi amaçlayan ve Türkiye'de otostop çekerken tecavüze uğrayıp öldürülen 'Barış Gelini' Pippa Bacca'nın hikayesi anlatılıyor. Oyun 26 Kasım 2012 Pazartesi günü Ankara Sanat Tiyatrosunda.

Daf/Kapan
Daf/Kapan hakkında oldukça güzel eleştiri bulunan bir Tiyatro Avesta oyunu. Kürtçe oynanan oyunda Türkçe üstyazı bulunacak ve oyun 18 Kasım 2012 Pazar günü Şinasi Sahnesinde sahnelenecek. Oyunun tanıtımı ise şu şekilde: "Bir sınırda dünyanın herhangi iki askeri; nöbet esnasında birbirleriyle çatışmaları- tartışmaları, mayın ve ölümlerle bir sınır sendromuna dönüşüyor. Korudukları anlamsız bir sınır. Başkaları için kurdukları bir kapan. Bu kapanın zaman ilerledikçe zihinlerindeki kapan olduğunu fark etmeleri ve bu dönüşümün usulca yayılması, içine sürüklendikleri bir büyük yalana çeviriliyor. Onlar tahakküm kuran kişi veya sistemlerin hiçbir zaman özgür olamayacaklarını anlamayacak kadar gözü kara ve öfke dolular. Onlar ellerindeki silaha, korudukları sınıra, girdikleri zihinsel kapana alıştıkça yabancılaşır, yabancılaştıkça alışırlar. Şiddetin sıradanlaştığı, ölümün basitleştiği, bireyin elinde silahla vahşileştiği an mazlumun hiçleştiği andır! Bireyin bireye, zihnine koyduğu ve hapsolduğu sınır/kapan metaforunun parçalanma eylemidir Daf oyunu. İnsan var oldukça kendine sınırlar çizip aidiyet duygusuyla çevresindeki her şeyi sahiplenip paylaşım yoluna gider. Bu uğurda ölümüne bir savaşıma girer. Kendine ait olana sıkıca sarılmakla kalmayıp, etrafında var olan ona ait olmayan politik bir işgalin anlamsızlığı içindedir. İki farklı, ama aynı olan Apol ve Miran adlı askerin toprak paylaşımı, işgal, sınır ve ölümün kapanından kurtulmaları kolay olmayacaktır. Kurtuluş sandıkları bir büyük planın/kapanın vazgeçilmez son olduğunu ve bu döngünün ölüme gebe olduğunu görmeleri/anlamaları geç olacaktır."

Bunlar, genel hatları itibarıyla festivalin en çok öne çıkan oyunları olmakla beraber, Altıdan Sonra Tiyatro'nun 444'ü, Tiyatro Kedi'nin Kamelyalı Kadın'ı, Bis Sanat Tiyatrosu'nun Ölüm ve Kız'ı, Kare Tiyatro'nun Leyla'nın Evi ve Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tiyatro Topluluğu (Tiyatro Akademi)'nin Sokağa Çıkma Yasağı da oldukça dikkat çekiyor.

Oyunların bileti Mybilet üzerinden satın alınabilirken yine tüm programa da Mybilet sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.